Yedinci Lem'a
Lem'alar · s.28
Sure-i Feth'in âhirindeki âyetin yedi nevi ihbar-ı gaybîsine dairdir.
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ﻟَﻘَﺪْ ﺻَﺪَﻕَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺍﻟﺮُّْﻳَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻟَﺘَﺪْﺧُﻠُﻦَّ ﺍﻟْﻤَﺴْﺠِﺪَ ﺍﻟْﺤَﺮَﺍﻡَ ﺍِﻥْ ﺷَٓﺎﺀَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍٰﻣِﻨ۪ﻴﻦَ ﻣُﺤَﻠِّﻘ۪ﻴﻦَ ﺭُُﺳَﻜُﻢْ ﻭَ ﻣُﻘَﺼِّﺮ۪ﻳﻦَ ﻻﺎ ﺗَﺨَﺎﻓُﻮﻥَ ﻓَﻌَﻠِﻢَ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﺍ ﻓَﺠَﻌَﻞَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻓَﺘْﺤًﺎ ﻗَﺮ۪ﻳﺒًﺎ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﺭْﺳَﻞَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺑِﺎﻟْﻬُﺪٰﻯ ﻭَﺩ۪ﻳﻦِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻟِﻴُﻈْﻬِﺮَﻩُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ ﻛُﻠِّﻪ۪ ﻭَ ﻛَﻔٰﻰ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺷَﻬ۪ﻴﺪًﺍ ٭ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﻣَﻌَﻪُٓ ﺍَﺷِﺪَّٓﺍﺀُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭِ ﺭُﺣَﻤَٓﺎﺀُ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﺗَﺮٰﻳﻬُﻢْ ﺭُﻛَّﻌًﺎ ﺳُﺠَّﺪًﺍ ﻳَﺒْﺘَﻐُﻮﻥَ ﻓَﻀْﻼﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧًﺎ ﺳ۪ﻴﻤَﺎﻫُﻢْ ﻓ۪ﻰ ﻭُﺟُﻮﻫِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺍَﺛَﺮِ ﺍﻟﺴُّﺠُﻮﺩِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺭٰﻳﺔِ ﻭَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎِﻧْﺠ۪ﻴﻞِ ﻛَﺰَﺭْﻉٍ ﺍَﺧْﺮَﺝَ ﺷَﻄْﺎَﻩُ ﻓَﺎٰﺯَﺭَﻩُ ﻓَﺎﺳْﺘَﻐْﻠَﻆَ ﻓَﺎﺳْﺘَﻮٰﻯ ﻋَﻠٰﻰ ﺳُﻮﻗِﻪ۪ ﻳُﻌْﺠِﺐُ ﺍﻟﺰُّﺭَّﺍﻉَ ﻟِﻴَﻐ۪ﻴﻆَ ﺑِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭَ ﻭَﻋَﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺍٰﻣَﻨُﻮﺍ ﻭَ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤَﺎﺕِ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺓً ﻭَ ﺍَﺟْﺮًﺍ ﻋَﻈ۪ﻴﻤًﺎ Sure-i Feth'in bu üç âyetinin çok vücuh-u i'cazı vardır. Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın on vücuh-u külliye-i i'caziyesinden ihbar-ı bilgayb vechi, şu üç âyette yedi-sekiz vecihle görünüyor.
BİRİNCİSİ:
ﻟَﻘَﺪْ ﺻَﺪَﻕَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺍﻟﺮُّْﻳَﺎ ilâ âhir.. Feth-i Mekke'yi vukuundan evvel kat'iyyetle haber veriyor. İki sene sonra haber verdiği tarzda vukubulmuştur.
İKİNCİSİ:
ﻓَﺠَﻌَﻞَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻓَﺘْﺤًﺎ ﻗَﺮ۪ﻳﺒًﺎ ifade ediyor ki: Sulh-u Hudeybiye, çendan zahiri İslâm aleyhinde görülmüş ve Kureyşîler bir derece galib görünmüş olduğu halde manen Sulh-u Hudeybiye, manevî büyük bir fetih hükmünde olacak ve sair fütuhatın da anahtarı olacak diye ihbar ediyor. Filhakika, Sulh-u Hudeybiye ile çendan maddî kılınç, kılıfına muvakkaten konuldu. Fakat Kur'an-ı Hakîm'in bârika-âsâ elmas kılıncı çıktı; kalbleri, akılları fethetti. Musalaha münasebetiyle birbiriyle ihtilat ettiler. Mehasin-i İslâmiyet, envâr-ı Kur'aniye, inad ve taassubat-ı kavmiye perdelerini yırtarak, hükmünü icra ettiler. Meselâ: Bir dâhiye-i harb olan Hâlid Bin Velid ve bir dâhiye-i siyaset olan Amr İbnü'l-Âs gibi, mağlubiyeti kabul etmeyen zâtlar, Sulh-u Hudeybiye ile cilvesini gösteren seyf-i Kur'anî onları mağlub edip, Medine-i Münevvere'ye kemal-i inkıyad ile İslâmiyete gerdendâde-i teslim olduktan sonra Hazret-i Hâlid, bir "Seyfullah" şekline girdi ve fütuhat-ı İslâmiyenin bir kılıncı oldu.