Üçüncü Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye:
Lem'alar · s.423
Ebedî bir dünyada ve bâki bir memlekette, daimî bir saadete namzed olduğunu, fakat bu gaye-i hayal ve hedef-i ruh ve netice-i fıtratın tahakkuku, ancak mahlukatın bütün harekâtlarını ve herşeylerini bilen ve kaydeden bir Kadîr-i Mutlak'ın hadsiz kudretiyle olabildiğini düşünürken, kalbine itminan veren bir izah istediğini ve yine o âyete müracaat ettiğinde, o âyet ona: ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ daki ﻧَﺎ ya dikkat edip, senin ile beraber lisan-ı hal ve lisan-ı kāl ile ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ yı kimler söylüyorlar diye emredince; bütün nebatat ve hayvanatın lisan-ı hal ile ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛ۪ﻴﻞُ in manasını yâdettiklerini gördüğünü ve kudretin azamet ve haşmetini, mevcudatta nasıl temaşa ettiğini ifade etmiştir.