Risale-i NurLem'alar

MÜNACAT:

Lem'alar · s.442

358 Cenab-ı Hakk'a ilmelyakîn ve hattâ aynelyakîn derecesinde iktisab-ı marifet ederek ubudiyetin (kema hiye hakkıha) iktiza ettiği acz ve fakr-ı tâmmı izhar ederek dergâh-ı İlahiyeye iltica ve huzur-u Rahman'a takarrub gibi mezaya-yı insaniyeyi bihakkın talim; ve dünya ve mâfîhaya mâlik ve kenz-i mahfîye mutasarrıf olan Ekrem-i Enbiya (aleyhi ekmelüttahiyyat) efendimizin münacatından ve Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın tesbih ve tahmid ve sena ve duaya münhasır yediyüz aded âyâtından me'huz nazirsiz şu münacatın menba-ı manevîsi, evvelâ başta hilkat-i âlem hakkında âyât-ı adîdeden ve âyet-i celileden; sâniyen, Cevşenü'l-Kebir'in binbir esmasından hilkat-i mevcudatla münasebetdar birkaç ukdelerinden; sâlisen,"İlim şehrinin kapısı"tabir-i senaiye-i Nebeviyesine bihakkın mazhar İmam-ı Ali Kerremallahu Vechehu Radıyallahu Anh'ın ecram-ı semaviye ve mevcudat-ı arziye ile vücub-u vücud, Vâhid-i Ehad'i isbat ettiği muhteşem bir hitabeyi mukteda-bih ittihaz ederek mevzu ve gaye-i maksadı o kadar ta'mik ve tevzi eder ki, bu hakaika ait takdirat ancak müellifinin lisan ve kalemine menut ve mütevakkıf olup, yalnız mükerreren sâdır olan emre mutavaat niyet ve kasdıyla şürû' edilen şu fihristte deriz: