Risale-i NurKastamonu Lâhikası

Râbian:

Kastamonu Lâhikası · s.92

İslâmköyü, Kuleönü ortasında olan ve Sıddık Sabri ve Lütfü gibi talebeleri yetiştiren Atabey Karyesi, çok defa hatırıma geliyordu."Acaba bu köy neden geri kaldı, söndü?"diye düşünüp müteessir oluyordum. Fakat Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükür olsun ki; Tahir ve Abdullah Çavuş o endişemi tamamıyla izale ettiler, büyük bir teselli bana verdiler. Hattâ Tahir'in bu defa bize hediye ettiğiLem'alarveYedinci Şuâ'yıbir cild içinde cild ettikten sonra mütalaa ettim. O Tahir'de, bir Hüsrev, bir Lütfü, bir Âsım gördüm. Cenab-ı Hak ondan ve sizlerden ebediyen razı olsun. Onun o nüshası, burada çok iş görecek inşâallah. Kur'an-ı Azîmüşşan ve Mu'cizü'l-Beyan'ınHizbü'l-Ekberü'l-A'zamnamında, Resaili'n-Nuriye'nin menbaları ve esasları olan beşyüzden fazla âyâtları yazdık. Bu Ramazan'da size göndermeye muvaffak olamadık. İnşâallah bir vakit size gönderilecek. Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve dua ederiz. Ve bu mübarek eyyamda ve leyalide dualarını isteriz.

ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ Aziz, sıddık kardeşlerim! Gavs-ı A'zam'ın ﻓَﺎِﻧَّﻚَ ﻣَﺤْﺮُﻭﺱٌ ﺑِﻌَﻴْﻦِ ﺍﻟْﻌِﻨَﺎﻳَﺔِ teminkârane fıkrası, şimdiye kadar Risale-i Nur'un şakirdleri hakkında tamamen mutabık çıktı. İnşâallah Hüsrev, Rüşdü, Re'fet gibi kardeşlerimizin, bilhâssa Hüsrev gibi çok metin bir rüknün müfarakatı sureten elîm ve zararlı göründüğü halde, gayet hayırlı bir suret almasını rahmet-i İlahiyeden ümidvarız. Hattâ hapsimiz musibeti, gerçi zahiri bir azab idi, fakat hakikat noktasında hizmetimiz hakkında büyük bir inayet ve rahmete çevrildi. Lillahilhamd sizlerin gayretinizle o havalide çok Hüsrev'ler var, meydana çıkmağa başlamışlar. Belki çok zamandan beri mütemadiyen çalışmaktan Hüsrev'e bir istirahat verildi ve kıymetdar kalemi yerinde mübarek lisanı ve hâlisane ahvali yine kudsî hizmetini idame etmesini inayet-i İlahiyeden ümidvarız. Nasılki Feyzi ve Salahaddin'in askerliği de öyle mübarek oldu. Kardeşlerim!Bu hâdise münasebetiyle Risale-i Nur'un tam mutabık çıkan bir ihbar-ı gaybîsini beyan ediyorum: Hüsrev ve Hulusi ve Rüşdü ve Re'fet gibi Risale-i Nur'un çok şakirdleri, meslek-i askeriye ve bu ikinci Harb-i Umumiye'ye münasebetdar bir surette girmelerini ve ikinci bir Harb-i Umumî olacağını ve iştirakimizi yani talebelerin iştirakini altı-yedi sene evvel haber vermiş. ÇünkiYirmisekizinci Lem'aolan İkinci Keramet-i Aleviye'nin İkinci Emare'de ﻓَﻴَﺎ ﺣَﺎﻣِﻞَ ﺍﻻﺎِﺳْﻢِ bahsinde ﻓَﻘَﺎﺗِﻞْ ﻭَﻻﺎ ﺗَﺨْﺶَ beraber olsa,bin dokuzyüz kırk(1940)küsuroluyor. Allahu a'lem, o tarihte bir harb-i umumîye iştirakimizi yani eski müttefikle değil, belki tarafdarane onun hasmıyla iştirake işaret ediyor diye haber vermiş. İşte şimdi aynı tarihtir ki, Risale-i Nur'un erkân-ı mühimmesi iştirak ediyor. Kardeşlerimize birer birer selâm ederiz. Hilmi, Feyzi, Nazif, Emin sizlere selâm ve arz-ı hürmet ederler. ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ

Said Nursî

ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺑِﻌَﺪَﺩِ ﺣَﺎﺻِﻞِ ﺿَﺮْﺏِ ﻋَﺎﺷِﺮَﺍﺕِ ﺩَﻗَﺎﺋِﻖِ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ ﻓ۪ﻰ ﺣُﺮُﻭﻑِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ Aziz, sıddık kardeşlerim!