Risale-i NurKastamonu Lâhikası

Böyle bir cevab ihtar edildi ki:

Kastamonu Lâhikası · s.216

Gaybî istikbal-i dünyevîde ve dünya işlerinde başa gelen hâdisatı bildirmemekte; Cenab-ı Erhamürrâhimîn'in çok büyük bir rahmeti saklandığını ve gaybı gizlemekte çok ehemmiyetli bir hikmeti bulunduğu cihetle, gaybî şeyleri haber vermekten yasak edip, yalnız mübhem ve mücmel bir surette, ya ilham veya ihtar ile bir emareyi vesile ederek, keşfiyatta ve rü'ya-yı sadıkada bir kısım gaybî hakikatları ihsas eder. O hakikatların hususî suretleri, vukuundan sonra bilinir. Kardeşlerim!Bu defa Hilmi Bey ile gelen Re'fet ve Rüşdü'nün mektubları bizi çok sevindirdi. Zâten Hüsrev, Re'fet, Rüşdü Risale-i Nur'a intisabda eskiden beri beraber bulunmalarından, ben birisini tahattur etsem, üçü birden hatıra geliyor. Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükür ki, bu dehşetli fırtınalar onları ve sizleri sarsmadı. Mâşâallah, Re'fet şimdi de eski sadakatını ve tam alâkasını tamamıyla muhafaza ettiğini anladık. Bir-iki senedir ondan hiçbir mektub ve hizmet-i Kur'aniyedeki vaziyetinden bir haber alamamıştım, merak ediyordum. Bu defa mektubunda,"Ne vakit bir araya gelsek, Sözler'den birini açıp okuyoruz.. tatlı tatlı istifade edip, üstadımızla görüşüyoruz."demesi, bizi sürur ile şükre sevketti. Sadakatta namdar Rüşdü'nün mektubunda merak ettiğim noktaları beyan etmesi ve hizmet-i Nuriye tevakkuf etmemesi ve sizlere sıkıntı olmaması, bizi çok mesrur eyledi.