Risale-i NurKastamonu Lâhikası

Birisi:

Kastamonu Lâhikası · s.23

Hatib Mehmed (Rahmetullahi Aleyh) namında ciddî bir ihtiyar talebe, İhtiyarlar Risalesi'niyazıyordu. Tâ Onbirinci Rica'nın âhirlerinde ve merhum Abdurrahman'ın vefatının tam mukabilinde, kalemi"Lâ ilahe illâ hû"yazıp ve lisanı dahi"Lâ ilahe illallah"diyerek hüsn-ü hâtimenin hâtemiyle sahife-i hayatını mühürleyip,Risaletü'n-Nur talebelerinin imanla kabre gireceklerine dair olan işarî beşaret-i Kur'aniyeyi vefatıyla imza etmiş.(Rahmetullahi Aleyhi Rahmeten Vâsia.)

İkincisi:

Sizin te'lifiniz olanFihriste'nintashihinde, bir müstensihin noksan bıraktığı bir sahifeyi, Tahsin'e dedim:"Yaz!"O da yazmağa başladı. Simsiyah bir mürekkepten ve temiz kalem ile birden yazdığınız ikinci cild fihristenin makbuliyetine hüccet olarak o siyah mürekkep güzel bir kırmızı suretini aldı. Tâ yarım sahife kadar bu garib hâdiseye taaccüb edip bakarken, o mürekkep simsiyaha döndü. Sahifenin öteki yarısı, aynı kalem, aynı hokka tam siyah yazıldı. Bir zaman Barla'da, bağlardaki köşkte, Şamlı, Mes'ud ve Süleyman'ın müşahedesiyle aynı hâdiseyi başka şekilde gördük. Şöyle ki: Ben, sevmediğim için siyah bir mürekkebi kısmen döktüm; birden mütebâkisiçok beğendiğim güzel bir kırmızıyatahavvül etti. Risaletü'n-Nur'un kâtiblerini şevklendirdi. Gözümüze silsile-i kerametin bir ucunu ve bir tereşşuhunu gösterdi.