Üçüncü Vecih:
İşarat-ül İ'caz · s.210
Cümlelerin heyet ve nükteleri:ﻭَ ﻋَﻠَّﻢَ ﺍٰﺩَﻡَ ﺍﻻﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀَ ﻛُﻠَّﻬَﺎ Yani: Cenab-ı Hak Âdem'i (A.S.) bütün kemalâtın mebadisini tazammun eden âlî bir fıtratla tasvir etmiştir ve bütün maâlînin tohumlarına mezraa olarak yüksek bir istidad ile halketmiştir ve mevcudatı ihata eden ulvî bir vicdan ve ihatalı on duygu ile teçhiz etmiştir; ve bu üç meziyet sayesinde, bütün hakaik-i eşyayı öğretmeye hazırlamıştır, sonra bütün esmayı kendisine öğretmiştir. Demek bu cümlenin evvelindeki "vav", şu mukadder olan üç cümleye işarettir. ﻋَﻠَّﻢَ : Bu kelimenin ihtiyar edilmesi, ilmin ulüvv-ü kadrine ve kadrinin yüksek derecesine ve hilafete mihver olduğuna işarettir. Ve keza esmanın tevkifine, yani Şâri' tarafından bildirilmiş olduğuna remizdir. Zâten esma ile müsemmeyat arasında takib edilen münasebat-ı vaz'iye, bunu teyid ediyor. Ve keza mu'cizenin vasıtasız Allah'ın fiili olduğuna îmadır. Fakat felasifeye göre hârikalar, ervah-ı hârikanın fiilidir. ﺍٰﺩَﻡَ : Hilafeti irade edilen ve Âdem ismiyle tesmiye edilen Küre-i Arz'ın sahibi şahs-ı ma'huddur. İsminin tasrihi, teşrif ve teşhiri içindir. ﺍَﻻﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀَ : İsim ve sıfat ve hâsiyet gibi eşyayı birbirinden ayırıp temyiz ve tayin eden alâmet ve nişanlardır; yahut insanlar arasında münkasım olan lügatlardır. ﻋَﺮَﺿَﻬُﻢْ : Arzedilen eşya olduğu halde zamirin esmaya rücuundan; ismin ayn-ı müsemma olduğuna kail olan Ehl-i Sünnet'in mezhebine işarettir. ﻛُﻠَّﻬَﺎ : Âdem'in melaikeden cihet-i imtiyazı ve melaikenin muarazadan sebeb ve medar-ı aczi, esmanın heyet-i mecmuası olduğuna işarettir. Yoksa esmanın bir kısmını, belki kısm-ı a'zamını melekler de bilirler. ﺛُﻢَّ ﻋَﺮَﺿَﻬُﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻤَﻠٰٓﺌِﻜَﺔِ ﻓَﻘَﺎﻝَ ﺍَﻧْﺒِﺌُﻮﻧ۪ﻰ ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀِ ﻫُٰٓﻼٓﺎﺀِ ﺍِﻥْ ﻛُﻨْﺘُﻢْ ﺻَﺎﺩِﻗ۪ﻴﻦَ ﺛُﻢَّ : Terahi ve bu'd-u mesafeyi ifade ettiği cihetle, şöyle bir takdire işarettir: ﻫُﻮَ ﺍَﻛْﺮَﻡُ ﻣِﻨْﻜُﻢْ ﻭَ ﺍَﺣَﻖُّ ﺑِﺎﻟْﺨِﻼﺎﻓَﺔِ Yani: Âdem, sizden daha kerim ve hilafete daha müstehak ve lâyıktır. ﻋَﺮَﺿَﻬُﻢْ : Müşterilere gösterilmek üzere kumaş toplarının açılıp arzedildiği gibi, eşyanın enva'ı da bastedilerek enzar-ı melaikeye gösterilmiştir. Bu tabirden şöyle bir işaret çıkıyor ki: Mevcudat, müdrik ve âlimin malıdır. İlim ile alır, isimle ahzeder, suretlerinin temessülüyle temellük eder. ﻫُﻢْ , müzekker ve âkıllar cemaatinden kinayedir. Burada müzekkerin müennese ve âkılın gayr-ı âkıla tağlib ve teşmiliyle, mecazen enva'-ı eşyaya irca' edilmiştir. Bu itibarla, ﻫُﻢْ kelimesinde bir mecaz, iki tağlib vardır. Bu mecaz ile o tağlibleri icbar eden esbab, ﻋَﺮَﺽَ kelimesinin işaret ettiği üslûbdur. Çünki melaikeye enva'-ı eşyanın arzı, manevî bir resm-i geçit manzarasını andırıyor. Malûm ya, resm-i geçitleri yapan, müzekker ve âkıl insanlardır. Bunun için, burada iki tağlibe ve dolayısıyla bir mecaza mecburiyet hasıl olmuştur. ﻋَﻠٰﻰ : Arzedilenin levh-i a'lâda nakşedilen suretler olduğuna işarettir. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ ﻭَ ﺍٰﺧِﺮُ ﺩَﻋْﻮٰﻳﻬُﻢْ ﺍَﻥِ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ {(Haşiye): İntihabım olmayarak, ihtiyarsız bir tarzda, âdeta umum Sözlerin ve Mektubların âhirlerinde şu âyet ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ bana söylettirilmiş. Şimdi anladım ki; tefsirim de, şu âyet ile hitam buluyor. Demek inşâallah bütün Sözler, hakikî bir tefsir ve şu âyetin bahrinden birer cedveldir. En-nihayet yine o denize dökülüyorlar. Şu tefsirin hitamında, güya her Söz manen şu âyetten başlıyor. Demek o zamandan beri yirmi senedir daha şu âyeti tefsir ediyorum; bitiremedim ki tefsirin ikinci cildini yazayım. SAİD NURSÎ} {Allah'ın avn ü inayetiyle ümidimin, iktidarımın fevkinde şu tercümeyi iyi kötü yaptım; noksanları çoktur, müellifçe ıslahları lâzımdır. Zâten onun himmetiyle bu kadarını ancak yapabildim. Yoksa nazm-ı Kur'andaki îcazlı olan i'cazı, kısa ve veciz olarak beyan eden bu tefsiri sönük, kör bir fikirle tercüme etmek, Abdülmecid'in işi değildir. Yine onun fart-ı şefkatinden himmeti yetişti, ikmaline muvaffak oldum. Müellifin küçük kardeşi ve Nur talebesi Abdülmecid}
--