Risale-i Nurİşarat-ül İ'caz

Beşinci maksadın vech-i in'ikası:

İşarat-ül İ'caz · s.52

ﻣِﻦْ ﻗَﺒْﻠِﻚ deki ﻣِﻦْ , ibtida manasını ifۨ eder. İbtida ise, bir intihaya bakar. İntiha, adem-i ihtiyaca delalet eder. Öyle ise o hazret, Hâtemü'l-Enbiya'dır ve âlem-i insaniyetin başka bir resule ihtiyacı yoktur. ﻣِﻦْ ﻗَﺒْﻠِﻚَ kelimesinin bu beş letaife ma'kes ve mazhar olmasına nazar-ı belâgatça delalet eden emare şudur ki: Bu beş maksad, bir nehir gibi şu âyetlerin altında cereyan etmekle, âyetten âyete intikal neticesinde, ﻣِﻦْ ﻗَﺒْﻠِﻚَ havuzunda içtima etmiştir. Evet kelimenin sathında görünen bir tereşşuh, bir yaşlık, kelimenin altında havuzun bulunduğuna delalet ve îma eder. Maahâzâ bu maksadların beyanına ayrı ayrı âyetler tahsis edilmiştir. ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﺧِﺮَﺓِ ﻫُﻢْ ﻳُﻮﻗِﻨُﻮﻥَ : Bu âyet, haşir mes'elesine işarettir. Haşrin isbatı hakkında feyz-i Kur'andan fehmettiğim ve başka bir risalede tafsilatıyla zikrettiğim on bürhanın hülâsasına burada işaret edeceğiz. Şöyle ki: Kasd ve iradeden doğan bir nizam-ı ekmel vardır. Hilkat ve yaratılışta tam bir hikmet hükümfermadır. Âlemde abes yok. Fıtratta israf yok. Bu şahidleri tezkiye eden, istikra-i tamdır ki; her fen, mevzuu bulunduğu nev'in nizamına bir şahid-i âdildir. Ve keza yevm ve sene vesaire gibi her nev'de, nev'î bir kıyamet-i mükerrere vardır. Ve keza beşerdeki istidad, kıyamete bir remizdir. Ve keza beşerin gayr-ı mütenahî meyil ve emelleri, kıyameti ister. Ve keza Sâni'-i Hakîm'in rahmet hazinesinin mahall-i sarfı, ancak kıyamet ve haşirdir. Ve keza sıdk ve emanetle maruf Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sarahaten ilân ediyor. Ve keza Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan ﻭَ ﻗَﺪْ ﺧَﻠَﻘَﻜُﻢْ ﺍَﻃْﻮَﺍﺭًﺍ ٭ ﻭَ ﻣَﺎ ﺭَﺑُّﻚَ ﺑِﻈَﻼَﺎﻡٍ ﻟِﻠْﻌَﺒ۪ﻴﺪِ âyetleriyle ve bu âyetlerin emsaliyle haşrin vukuunu kat'iyyetle isbat ediyor. İşte tam ona baliğ olan şahidler, saadet-i ebediyenin anahtarı olup, o Cennet'in kapılarını açarlar.