Risale-i Nurİşarat-ül İ'caz (2022)

İkinci bir cevab:

İşarat-ül İ'caz (2022) · s.244

Ey arkadaş! Kur'an-ı Kerim tarih, coğrafya muallimi değildir. Ancak âlemin nizam ve intizamından bahisle, Sâni'in marifet ve azametini cumhur-u nâsa ders veren mürşid bir kitabdır. Binaenaleyh bunda iki makam vardır: Birinci Makam: Nimetleri, ihsanları, merhametleri göstermekle delail-i zahiriyeyi beyan etmekten ibarettir. Bu itibarla Arz, semavattan evveldir. İkinci Makam: Azamet, izzet, kudret delillerini gösterir bir makamdır. Bu cihetle semavat, Arz'dan evveldir. ﺛُﻢَّ mâba'dinin mâkablinden bir zaman sonra vücuda geldiğine delalet eder ki, buna "terahi" denilir. Demek burada Arz ile semavat arasında bir uzaklık vardır. Bu uzaklık, Arz'ın semavattan evvel halkedildiğine göre zâtîdir. Aksi halde rütebî ve tefekkürîdir. Yani semavatın hilkati birinci ise de, tefekkürce rütbesi ikincidir; Arz'ın hilkati ikinci ise de, tefekkürü birincidir. Yani evvelâ Arz'ın tefekkürü, sonra semavatın tefekkürü lâzımdır. Buna göre ﺛُﻢَّ ile ﺍِﺳْﺘَﻮٰﻯ arasında ﺍِﻋْﻠَﻤُٓﻮﺍ ﻭَ ﺗَﻔَﻜَّﺮُﻭﺍ mukadderdir. Takdir-i kelâm: ﺛُﻢَّ ﺍِﻋْﻠَﻤُﻮﺍ ﻭَ ﺗَﻔَﻜَّﺮُﻭﺍ ﺍَﻧَّﻪُ ﺍﺳْﺘَﻮٰﻯ ilââhirdir.