Yirmi Yedinci Pencere
Fihrist Risalesi · s.101
ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻛِﻴﻞٌ âyetinin bir hakikatını; kâinatta hiçbir sebep hiçbir müsebbebin icadına eli yetişmediği gibi, müsebbebin gayelerini düşünmek ve irade etmek kabiliyetinde de olmadığını ve müsebbebdeki sanat-ı hârikaya da hiçbir cihette kabil olmadığı cihette, doğrudan doğruya her müsebbeb sebepten değil, belki Müsebbibü'l-Esbâb olan Vâcibü'l-Vücud'un kudretinden çıktığı cihetle gayet câmi, belki müsebbebât adedince delâletleri tazammun eden bir hüccet-i vahdaniyeti göstermekle tefsir ediyor.