Risale-i NurFihrist Risalesi

Yirmi Dördüncü Mektubun Birinci Zeyli

Fihrist Risalesi · s.44

ﻗُﻞْ ﻣَﺎ ﻳَﻌْﺒَُﺎ ﺑِﻜُﻢْ ﺭَﺑِّﻰ ﻟَﻮْﻻﺎ ﺩُﻋَﺎُﻛُﻢْ âyetinin mühim bir sırrını beş nükte ile tefsir ediyor. Ve dua, bir sırr-ı azîm-i ubudiyet olduğunu ve kâinattan daimî bir surette dergâh-ı rububiyete giden en azîm vesile ise dua olduğunu ve duanın azîm tesiri bulunduğunu kat'î isbat etmekle beraber; külliyet ve devam kesbeden bir dua, kat'iyyen makbul olduğuna binaen; umum ümmetin Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a salavat namıyla dualarının neticesinde, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ne kadar yüksek bir mertebede olduğunu gösterir. Duanın da üç nev'-i mühimmini zikretmekle beraber, beyan eder ki; duanın en güzel ve en latif meyvesi, en leziz ve en hazır neticesi şudur ki:Dua eden adam, bilir ve dua ile bildirir ki; birisi var, onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, O'nun eli herşeye yetişir. Ve bu boş, hâlî dünyada o yalnız değil; belki bir Kerim Zât var; ona bakar, ünsiyet verir.Onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah ve sürur duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp,"Elhamdülillahi Rabb-il âlemîn"der.