Yedinci Risale
Fihrist Risalesi · s.78
Sûre-i Feth'in âhirinde
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮّﺣِﻴﻢِ ﻟَﻘَﺪْ ﺻَﺪَﻕَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺍﻟﺮُّْﻳَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻟَﺘَﺪْﺧُﻠُﻦَّ ﺍﻟْﻤَﺴْﺠِﺪَ ﺍﻟْﺤَﺮَﺍﻡَ ﺍِﻥْ ﺷَﺎﺀَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍٰﻣِﻨِﻴﻦَ ﻣُﺤَﻠِّﻘِﻴﻦَ ﺭُُﺳَﻜُﻢْ ﻭَ ﻣُﻘَﺼِّﺮِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺗَﺨَﺎﻓُﻮﻥَ ﻓَﻌَﻠِﻢَ ﻣَﺎ ﻟَﻢْ ﺗَﻌْﻠَﻤُﻮﺍ ﻓَﺠَﻌَﻞَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻓَﺘْﺤًﺎ ﻗَﺮِﻳﺒًﺎ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺍَﺭْﺳَﻞَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺑِﺎﻟْﻬُﺪٰﻯ ﻭَﺩِﻳﻦِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻟِﻴُﻈْﻬِﺮَﻩُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺪِّﻳﻦِ ﻛُﻠِّﻪِ ﻭَ ﻛَﻔٰﻰ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺷَﻬِﻴﺪًﺍ ٭ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻣَﻌَﻪُ ﺍَﺷِﺪَّﺍﺀُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭِ ﺭُﺣَﻤَﺎﺀُ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ ﺗَﺮٰﻳﻬُﻢْ ﺭُﻛَّﻌًﺎ ﺳُﺠَّﺪًﺍ ﻳَﺒْﺘَﻐُﻮﻥَ ﻓَﻀْﻼﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧًﺎ ﺳِﻴﻤَﺎﻫُﻢْ ﻓِﻰ ﻭُﺟُﻮﻫِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺍَﺛَﺮِ ﺍﻟﺴُّﺠُﻮﺩِ ﺫٰﻟِﻚَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺭٰﻳﺔِ ﻭَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎِﻧْﺠِﻴﻞِ ﻛَﺰَﺭْﻉٍ ﺍَﺧْﺮَﺝَ ﺷَﻄْﺎَﻩُ ﻓَﺎٰﺯَﺭَﻩُ ﻓَﺎﺳْﺘَﻐْﻠَﻆَ ﻓَﺎﺳْﺘَﻮٰﻯ ﻋَﻠٰﻰ ﺳُﻮﻗِﻪِ ﻳُﻌْﺠِﺐُ ﺍﻟﺰُّﺭَّﺍﻉَ ﻟِﻴَﻐِﻴﻆَ ﺑِﻬِﻢُ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭَ ﻭَﻋَﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﺍٰﻣَﻨُﻮﺍ ﻭَ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤَﺎﺕِ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣَﻐْﻔِﺮَﺓً ﻭَ ﺍَﺟْﺮًﺍ ﻋَﻈِﻴﻤًﺎ ٭ olan üç âyet-i azimeden on vücûh-u i'câziyeden yalnız ihbar-ı bilgayb vechinden sekiz ihbarat-ı gaybiyeyi beyan ediyor, şu üç âyet, tek başıyla bir mucize-i bâhire olduğunu ispat ediyor. Tetimmesinde, ﻓَﺎُﻭﻟٰﺌِﻚَ ﻣَﻊَ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﺍَﻧْﻌَﻢَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺒِﻴِّﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟﺼِّﺪِّﻳﻘِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟﺸُّﻬَﺪَﺍﺀِ ﻭَ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤِﻴﻦَ ﻭَ ﺣَﺴُﻦَ ﺍُﻭﻟٰﺌِﻚَ ﺭَﻓِﻴﻘًﺎ âyetinin mühim bir nükte-i i'câziyesini, Sûre-i Feth'in âhirindeki âyetin aynı ihbar-ı gaybisi nev'inden, gaybî ihbarlarına işaret eder. Hatimesinde, Kur'ân-ı Hakimin tevafukat cihetinde i'câzî nüktelerinden gayet parlak bir nükte-i i'câziyesini beyan edip; Kur'ân Fâtiha'da Fâtiha Besmele'de Besmele, Elif, Lâm, Mim'de bir cihette dercedildiğini beyan ediyor. Hem, en münteşir ve mütedavil derkenar Mushaflarda lâfzullahın tevafukat-ı latîfe-i i'câziyesinden birisi şudur ki; sayfanın âhirki satırının yukarı kısmında bütün Kur'ân'da seksen ve aşağı kısmında yine Lâfza-i Celâl birbiri üstünde seksen olup tevafuk ederek gelmesi ve sayfalar arkasında tam muvafakatla birbirini göstermesi, âdeta seksen adetten bir tek Lafza-i Celâl tezahür etmesi; hem âhirki satırın tam ortasında elli beş ve başında yirmi beş, beraber yine seksen ederek; bu seksen, o iki seksene seksenlikte tevafuk ettikleri gibi, iki yüz kırk tevafukat-ı latîfe yalnız sayfanın âhirki satırlarında bulunması gösteriyor ki; Kur'ân'ı Azimüşşan'ın hem âyatı, hem kelimatı, hem hurufatı herbiri, ayrı ayrı medâr-ı i'câz oldukları gibi, kelimatın nakışları ve hatları dahi ayrı bir şu'le-i i'câza mazhar olduğunu beyan eder.