Risale-i NurFihrist Risalesi

On Yedinci Lem'a

Fihrist Risalesi · s.110

Zühre'den gelmiş "On Beş Nota"dan ibarettir. Birinci Nota:Nefs-i insaniyetin müptelâ olduğu âfil ve nâfil şeylerin, etvar-ı âlem üzerinde hakikatlarını gösterip, kalbin rabıtasını kesip, yüzünü beka ve âhirete çevirir. İkinci Nota:Bir düstur-u Kur'âni olan tevazuu emir ve tekebbürden meneder. Üçüncü Nota:ﻛُﻞُّ ﺍٰﺕٍ ﻗَﺮِﻳﺐٌ sırrıyla; mevtin hakikatını, güzel ve ayn-ı hakikat bir temsil ile açıp, uzun emelleri ve elemleri keser. Hayy ve Kayyûm ve Bâkî ve Dâim ve Biyedihi'l-Hayr'a her umuru teslim eder. Dördüncü Nota:Muttarid bir kanun-u Âdetullah olan mevsimlerin, asırların değişmesinde, ekser eşyanın aynen iade ve tazelenmesiyle, şecere-i kâinatın en mükemmel meyvesi olan insanın, mevsim-i haşr-i ekberde aynen iade edileceğini, kat'iyyen ispat eder. Beşinci Nota:Şu asr-ı felâket ve helâketin en büyük musibeti olan ve dinsizliğe giden medeniyet-i sakimenin içyüzünü ve yüzündeki peçeyi ve Cehennem-nümun mahiyetini, hüdâ-yı Kur'ânî ile müvazene suretiyle açar, gösterir. Ehl-i imanı ona temayülden şiddetli tenfir ettirip, sâri bir vebayı teşhis ile, eczahane-i Kur'âniyeden zemzem-i tiryakı içirir. Altıncı Nota:Nefis ve şeytanın en büyük hile ve desiselerinden olan; kâfirlerin çokluklarını ve onların bazı hakaik-i imaniyenin inkârındaki ittifaklarını vesvese suretiyle göstererek, şüpheleri ve dine karşı lâkaydlığı, ayn-i hak ve hakikat bir temsil ile kökünden kesen ve Tûba-i Cennet olan iman ağacını yetiştiren mücerreb bir iksir-i nuranidir. Yedinci Nota:Hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyenin muzır bir mikrobu olan ve terakkiyat-ı ecnebiyede saadet zannedilen, zulümlü ve zulmetli ihtirasat-ı dünyeviyeye ehl-i imanı sevkeden sahtekâr haniyetfuruşları, Kur'ân'ın elmas kılıncıyla öldürerek, irtidada yüz tutan veyahud mertebe-i fıska inen ehl-i imanı Kur'ân-ı Hakimin hastahanesine alır, tedavi eder. Sekizinci Nota: ﻭَﺳِﻌَﺖْ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻛُﻞَّ ﺷَﻲْﺀٍ nin bir sırrını, ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ nin bir hakikatını, ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍَﻣْﺮُﻩُ ﺍِﺫَﺍ ﺍَﺭَﺍﺩَ ﺷَﻴْﺌًﺎ ﺍَﻥْ ﻳَﻘُﻮﻝَ ﻟَﻪُ ﻛُﻦْ ﻓَﻴَﻜُﻮﻥُ nun bir düsturunu, ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺑِﻴَﺪِﻩِ ﻣَﻠَﻜُﻮﺕُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺗُﺮْﺟَﻌُﻮﻥَ nin bir nüktesini tefsir edip, kâinatta zerreden şemse kadar herşey bir vazife ile mükellef olup, bütün sa'y ve hareketleri kanun-u kader ile cereyan ettiğini ve Cenab-ı Hak kemal-i kereminden, hizmet içinde mükâfat olarak bir lezzet dercettiğini ispat ve izah ile; mevcudatın en mükemmeli ve ziyahatın reisi ve arzın halifesi olan insan, tenbellik edip gaflete düşerse; cemadattan daha câmid, sinekten çekirgeden daha kansız olacağını ikaz ve inzar ile, insanları vazife-i fıtriyelerine sevkedip, ulûhiyet-i mutlakayı ispat eder. Dokuzuncu Nota:Cenab-ı Hak kemal-i keremiyle, en büyük şeyi en küçük şeyde dercettiği cihetle; kâinattaki hayır ve kemâlatı şecere-i kâinatın meyvesi ve çekirdeği olan, nev-i insanın hakikatını taşıyan nebilerde gösterdiğini; ve nebilere intisap eden hayır ve kemalâta, nura ve sürura çıkacağı gibi, ubudiyet cihetiyle de, bir zerre gibi küçük bir mahluk olan insanın, fihristiyet ve o intisap cihetiyle, ağzından çıkan ﺍﻟﻠّٰﻪ ﻛﺒﺮ sadâsı, Küre-i Arzın büyük bir ﺍﻟﻠّٰﻪ ﻛﺒﺮ i hükmüne geçtiğini, hakkalyakin bir beyan ile, hakkın saadetini, imanın hüsn-ü kemalini bilbedahe izhar edip; dalâlet, şer, hasâret; dinin muhalifinde olduğunu kat'i ispat eder. Onuncu Nota:Cenab-ı Hakkın nur-u marifetine yetişmek ve bakmak ve âyat ve şahitlerin ayinelarında berahin ve delillerin emarelerini görmek üç çeşit olup bir kısmı, su gibi; ikinci kısmı, hava gibi; üçüncü kısmı, nur gibi olup; takarrübün tarifini ve bu'diyetin vartalarını beyan eder. On Birinci Nota:Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan'ın ifadesindeki şefkat ve merhametin hikmetini, hem üslub-u Kur'âniyedeki cezâlet ve selâsetteki fıtrîliği gösterir. On İkinci Nota:ﻣُﻮﺗُﻮﺍ ﻗَﺒْﻞَ ﺍَﻥْ ﺗَﻤُﻮﺗُﻮﺍ kavl-i şerifine imtisâlen, ﻛُﻞُّ ﺍٰﺕٍ ﻗَﺮِﻳﺐٌ sırrıyla mevtin ve kabrin mahiyetini gösterip, serkeş nefs-i emmarenin dizginini çeker. Hem kısa bir ömür ve muvakkat bir hayatta, bu acip asırda, saadet-i ebediyeye en yarayışlı amel ve en makbul hizmet ve en devamlı sevap, "imanın takviyesine medar Risale-i Nur Talebelerinin tarzında ulûm-u imaniyeye çalışmak" olduğunu beyan eden ve ehl-i ilim ve ehl-i kalemi ikaz eden bir düstur-u hakikattır. On Üçüncü Nota: Medar-ı iltibas olmuş "Beş Mesele" dir. Birincisi: ﺍِﻧَّﻚَ ﻻﺎ ﺗَﻬْﺪِﻯ ﻣَﻦْ ﺍَﺣْﺒَﺒْﺖَ ﻭَﻟٰﻜِﻦَّ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻳَﻬْﺪِﻯ ﻣَﻦْ ﻳَﺸَﺎﺀُ sırrıyla, tarîk-i hakta çalışan ve mücahede edenler yalnız kendi vazifesini düşünüp, Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmamaları lâzıım geldiğini ve şiddet-i hırs yüzünden, vazife-i ubudiyet ve memuriyeti, âmiriyet ve mâbudiyetle iltibas edenlere karşı tefrik edip, haddini tecavüz eden insana makamını gösteren, herkese lüzumlu bir meseledir. İkinci Mesele:Ubudiyetin menşei, emr-i İlâhî ve neticesi, rıza-yı İlâhî ve semeratı ve fevâidi uhreviye olduğunu ve dünyaya ait faydalar ve semereler ve menfaatler, ubudiyete, vird ve zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, ubudiyeti kısmen iptal ettiğini beyan ile sırr-ı ubudiyetin hikmetini ders veren çok mühim ve lüzumlu bir meseledir. Üçüncüsü: ﻃُﻮﺑٰﻰ ﻟِﻤَﻦْ ﻋَﺮَﻑَ ﺣَﺪَّﻩُ ﻭَﻟَﻢْ ﻳَﺘَﺠَﺎﻭَﺯْ ﻃَﻮْﺭَﻩُ hadis-i kudsîsinin mukaddes düsturunu güzel bir temsil ile izah edip, ubudiyetin esası olan acz, fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı İlâhinin rahmet kapısını çalmak lâzım geldiğini; hem her amelde bir ihlâs ciheti olduğundan, insan, hareketinde rıza-yı İlâhiyi düşünüp, vazife-i İlâhiyeye karışmamasıyla âla-yı iliyyine çıkacağını yol gösteren mühim bir meseledir. Dördüncü Mesele: ﻭَﻻﺎ ﺗَﺎْﻛُﻠُﻮﺍ ﻣِﻤَّﺎ ﻟَﻢْ ﻳُﺬْﻛَﺮِ ﺍﺳْﻢُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ âyetinin mânâ-yı işarisiyle, Mün'im-i Hakîkiyi hatıra getirmeyen ve Onun nâmıyla verilmeyen nimeti yemek ve almak caiz olmadığını; eğer muhtaç ise, esbab-ı zâhiriyenin başı üzerinde Mün'im-i Hakîkinin rahmet elini görüp, "Bismillah" deyip alınacağını; hem esbab-ı zâhiriyeyi perestiş edenleri aldatan iki şeyin beraber gelmesi veya bulunması olaniktiranı,illet zannetmelerini güzel ve mukavemetsûz izahla, yüzleri Mün'im-i Hakîkiye çevirir. Beşinci Mesele:Bir cemaatin sa'yleriyle hâsıl olan bir netice veya şerefi o cemaatin reisine veya üstadına vermek; hem cemaate, hem de o üstad ve reise zulüm olduğu gibi, Cenab-ı Hakkın nur ve feyzine ma'kes ve vesile ve vasıta olan üstadın, masdar ve muktedir ve menba telâkki edilmemek lâzım geldiğini, güzel bir temsil ile ispat edip, hakikat-ı hâle pencere açıp gösterir.

On Dördüncü Nota: Tevhide dair dört küçük remizdir.

~Birinci Remiz:

Dar nazarlı, kâsır fikirli ve muhakemesiz akıllı, esbabperest insanın nazarını vahdaniyet-i İlâhiyyenin delillerine çevirip, güzel bir temsil üzerinde ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺣْﺪَﻩُ ﻻﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻪُ der, tevhidi ispat eder. ~İkinci Remiz:

ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ nin bir sırrını tefsir edip, aşk-ı mecâziye müptela olan insana, aşk-ı hakikiyi ve Mâbud-u Bilhakkı gösterir. ~Üçüncü Remiz:

Hayat-ı bâkiyeye ve sermedi manzaralara namzed, yüksek makamda halkolunan istidadat ve letaif-i insaniye, bazen hiç ender hiç olan hevâ-yı nefse esir bulunduğundan, ikaz ve inzar ile insanı teyakkuza sevkeden büyük bir hakikatın küçük bir ucudur. ~Dördüncü Remiz:

Uzun emellerden ve geçmiş ve gelecek elemlerden ruh ve kalbi güzel bir temsil ile kurtarıp, ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪ kelime-i kudsiyesinin şifâyab ve rahmetbahş hazinesine teslim eder. On Beşinci Nota: "Üç Mesele"dir. ~Birincisi:

İsm-i Hafîz'in tecelli-i etemmine işaret eden ﻓَﻤَﻦْ ﻳَﻌْﻤَﻞْ ﻣِﺜْﻘَﺎﻝَ ﺫَﺭَّﺓٍ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻳَﺮَﻩُ ﻭَﻣَﻦْ ﻳَﻌْﻤَﻞْ ﻣِﺜْﻘَﺎﻝَ ﺫَﺭَّﺓٍ ﺷَﺮًّﺍ ﻳَﺮَﻩُ âyetiyle, Hafîz-i Zülcelâlin Küre-i Arz tarlasında ezel ilmiyle halkedip zer' ettiği tohumları, kesif toprak içinde ve şiddet-i bürûdet karşısında mukavemetsiz, nihayetsiz zayıf ve küçük oldukları halde, muhafaza edip haşr-ı baharîde başka bir âlemden gelmişler gibi, evâmir-i tekviniyeye imtisal ile gelmeleriyle, emanet-i kübra hamelesi ve arzın halifesi ve kâinatın meyvesi olan insanların ef'al ve âsar ve akvalleri ve hasenat ve seyyiatları muhafaza edilip haşrin sabahında meydan-ı muhasebeye getirileceğini kat'i ispat edip, haşri bazı sebepler neticesi baid gören insanlara, bilmüşahede nümûnesini gösterir.

Hâfız Ali

Rahmetullahi Aleyh