Risale-i NurFihrist Risalesi

Er-Reşehât

Fihrist Risalesi · s.231

Bu Reşhalar Risalesi, imanın en mühim üç erkânından nübüvvetin hakikatını ve Nübüvvet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) gayet kat'i ve parlak bürhanlarla ispat ediyor. Şems nasıl ziya vermemesi mümkün değildir; aynen öyle de ulûhiyet de risâletsiz mümkün olmadığını ispat ediyor ve nübüvvetin hakikatını güneş gibi gösteriyor. Kâinatı mücessem bir Kur'ân-ı kebir olarak temsil edip, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm onun âyetü'l-kübrası olduğunu, gözünde perde ve kalbinde pas olmayanlara irâe ediyor. Bu hârika risale On Bir Reşha'dır. On Birinci Reşhada, yirmi bir mu'cizat-ı Ahmediyeye (A.S.M.) işaret eden bir salâvat-ı şerifeyi o Nebiy-yi Zişan Aleyhissalâtü Vesselâm Efedimize getiriyor. On Birinci Reşhadan sonra uzun bir "İ'lem" de, nübüvvet-i Ahmediyeye (A.S.M.) -başka bir tarzda- görülmemiş delilleri gösteriyor. Bu Risalenin Türkçesi Risale-i Nur'daki On Dokuzuncu Sözdedir. Mesnevî'nin başındaki bu üç risale Üstadımız "Eski Said"in eserlerinden olmayıp, Üstadımızın tabiriyle, "Yeni Said"in eserleridir. Üstadımızın eski eserlerinden Risale-i Nur'a girenler olduğu gibi. Üstadımızın Risale-i Nur'u te'lifi zamanında yazdığı Arapça eserleri de, bu sûrette Mesnevî-i Arabîye'ye idhal olunmuştur.

Üçüncü Risalesi