Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

UHUD ŞEHİDLERİNİ ZİYARET

Büyük Şafiî İlmihali · s.406

Uhud, Medine-i Münevverenin şimalinde bulunan dağın adıdır. Uhud dağının eteğinde şehid olmuş Sahabelerin kabirlerini ziyaret etmek de müstehabdır. Ziyaretin perşembe günü olması daha iyidir. Burada medfun bulunan sahabelerin başında Hz. Ham-za, Mus'ab bin Umeyr, Resûlüllah'ın kaynı Abdullah bin Cahş ve Süheyl bin Kubeys gelir. Ondan sonra Mescid Kıbleteyn namındaki mescide gider, Kâbeye doğru iki rek'at namaz kılar. Resûlü Ekrem (S.A.V.)'in kabri etrafında dolaşmak. Ravza-i Mutahhara'nın demirlerini tutmak, yüzünü onlara sürmek veya onları öpmek caiz değildir. İmam-ı Nevevi diyor ki: "Resûlü Ekrem'in (S.A.V.) kabrini tavaf etmek; etrafını dolaşmak caiz değildir. Sırtını veya göğsünü kabrin duvarına dayandırmak da mekruhdur. Resûlü Ekrem (S.A.V.) hayatta iken, ondan biraz uzak durmak edebin icabı olduğu gibi, vefatından sonra da böyledir. Ulemanın doğruladıkları ve ittifak halinde kabul ettikleri budur. Cahillerin yaptıklarına bakılmamalıdır." Medine-i Münevverede kaldığı müddet zarfında Medine-i Münevverenin celâl ve şerefini hatırlar. Edep ve terbiyesini muhafaza eder. Kavga ve çekişmeden son derece sakınır. Çok ibadet ve dua eder. Kur'an-ı Kerim okur, namazını cemaatle kılar. Resûlüllahın Sünnet-i Seniyesine ittiba noktasına çok ehemmiyet verir. İmkân varsa oruç tutar ve Medine fakirlerine yardımda bulunur. Resûlü Ekrem (S.A.V.) Medine-i Münevvereye hicret ettikten sonra onaltı ay kadar Beytül-Makdis'e doğru namaz kıldılar. Ondan sonra Resûlü Ekrem (S.A.V.), Mescidü'l-Kıbleteyn'de öğle namazını kılarken Kâbeye yüzünü çevirmesi için emri ilâhi geldi. Namazını bozmadan Resûlü Ekrem (S.A.V.) hemen Kâbeye yüzünü çevirdi. Bunun için iki kıbleli manasına gelen, Mescidü'l-Kıbleteyn ismi verildi bu Mescide. Daha sonra Kuba mescidinin ziyaretine gider. Mümkün ise cumartesi günü olması daha efdaldır. Buhari ve Müslim'in rivayetine göre, Resûlü Ekrem (S.A.V.) her cumartesi günü Kuba mescidine gider, iki rek'at namaz kılar ve dua ederdi. Resûlü Ekrem (S.A.V.) buyuruyor ki: "Kuba Mescidinde kılınan namaz Umre gibidir." Medine-i Münevverede sekiz gün kadar kalmak büyük bir fazilettir. Ama şart değildir. Daha önce beyan ettiğimiz gibi Peygamber (S.A.V.)'in kabrini bir kere ziyaret etmek, sünnet yerine gelmiş olur. Resûlü Ekrem (S.A.V.) buyuruyor ki: "Kim benim şu mescidimde kırk vakit namaz kılarsa, kendisine azab ateşi ve nifaktan birer berat yazılır." Ancak şu var ki, Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevve-reden daha efdal olduğu ve Mekke-i Mükerremede yapılan ibadetin mükâfatı yüz bin, Mescid-i Nebivide bin olduğuna göre, Medine-i Münevverede sekiz gün kalırken Mekke-i Mükerre-mede iki üç gün kadar cüz'i bir miktar kalmak (Bu gün birçok otobüs şirketlerinin bunu yaptıkları gibi) doğru bir hareket değildir, Kabe-i Muazzamaya karşı hürmetsizliktir. Memlekete dönmek istediği zaman Mescidü'l-Nebeviye iki rek'at namaz ile veda eder, sonra Resûlüllahın ve Ebubekir Essıddik ile Hz. Ömer'in huzuruna gider, Medine-i Münevvere'ye ilk gelişinde Resûlü Ekrem'in huzurunda selâm verip dua ettiği gibi, selâm verir ve dua eder. Resûlüllah'ın (S.A.V.) müfarekatından dolayı göz yaşlarını döker, üzüntü içerisinde o yüce makamdan ayrılır. Hacdan dönen kimsenin akraba ve teallukatına azda olsa hediye getirmesi sünnettir. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "Yolculuktan dönen biriniz, ehline hediye getirsin." Beyhaki. Memleketine ilk döndüğünde camiye gidip iki rek'at kılsın. Akraba ve dostları da kendisine ziyafet tertip etsinler.

--