KURBAN KESMENİN ŞARTLARI
Büyük Şafiî İlmihali · s.591
Kurban kesmenin dört şartı vardır: 1 - Kesilen kurbanın deve, sığır, manda, koyun veya keçi olmasıdır. Ceylan ve tavuk gibi hayvanlar kurban olamazlar. Kesilirse sadaka sayılır. Koyunun kurban olabilmesi için en az bir yaşını bitirmiş veya altı yedi aylık olduğu halde süt dişini atmış olmasıdır. Keçi, sığır, manda ise en az iki yaşını, deve de beş yaşını bitirmelidir. 2 - Eti azaltan ayıplardan hali olmasıdır. Kör, topal, uyuz, çok az otlayan, çok zayıf ve hasta, kulağı, kuyruğu, memesi, dili, (hepsi veya bir kısmı) kesik olan, dişleri (hepsi veya çoğu) dökülmüş olan hayvan kurban olamaz. Hastalığı az, gece görmeyen, kulağı yarılmış veya delinmiş, boynuzu olmayan veya kırık olan, yaratılışça memesi olmayan hayvanın kurban olmasında beis yoktur. 3 - Zamandır. Kurban kesiminin ilk vakti, kurban bayramının birinci günü, güneş çıktıktan sonra, hafif iki rek'at namaz kılınıp kısa iki hutbe okunacak kadar bir zaman geçtikten sonra başlar, bayramın dördüncü günü, güneşin batışına kadar devam eder. Gece vaktinde kurban kesmek caiz ise de mekrûhdur. Vakitten evvel veya sonra kurban kesilirse, bu kurban değil, sadakadır. Şayet kurban kesmeyi nezr etmiş bir kimse böyle yaparsa, tekrar vaktinde kesmesi gerekir. 4 - Niyettir. Niyetin kurbanın kesileceği zamanda getirilmesi mecburî olmayıp ondan evvel de getirilirse kâfidir. Koyun ve keçi ancak bir kişi için kesilir. İki kişi için kesilirse sadaka sayılır. Deve ve sığır yedi kişi için kesilebilir. Bir kimse, yanında bulunan bir deve veya bir koyun için, "bu kurbandır" veyahut "bana va'd olsun ki bunu kurban edeceğim" dese, onu nezir (adak) etmiş olur. Artık nezredilen bu hayvanı ne değiştirebilir, ne de satabilir. Onu kesmekle mükellef olduğu gibi, etinden yiyemez ve zengin olanlara da veremez. Ancak fakirlere verebilir. Bayram gününden evvel çalınır veya kaybolursa kusuru olmadıktan sonra bir şey icab etmez. Kendisi itlâf ederse değeriyle onun gibi bir hayvan alıp kesmesi gerekir. Kesilmesi gereken zamandaki değeri fazla ise, değerini fakirlere dağıtır. Onun gibi bir hayvan daha fazla tutsa onu alıp fakirlere dağıtır. Bir kimse, izin almadan başkasının nezr etmiş olduğu kurbanını keserse, kurban yerini bulmuş olur. Kurban kesen kimsenin, kestiği kurbandan yemesi sünnettir. Kurbanın etini veya derisini satmak, kasabın ücretini ondan vermek, zenginlere temlik etmek, bütün etini yemek, bulunduğu köy veya şehirden başka yere götürüp fakirlere dağıtmak caiz değildir. Kasap fakir olduğu için ona temlik etmek, zengine yedirmek ve kurban etinin tamamını bir fakire vermek caizdir. Teberrük için birkaç lokma müstesna, adak olmayan, kurbanın bütün etini dağıtmak daha efdaldır. Tayin ile adanmış olan kurbanın yavrusunun da kesilmesi lazımdır. Vasiyet etmemiş bir meyyit için kurban kesilemez. Ancak sadaka olarak kesilebilir. Adanmış da olsa, kurban edilecek hayvanın sütü içilebilir. Kurban sahibi, kesmesini biliyorsa, bizzat kesmesi daha efdaldır. Bilmezse, bilen bir kimseyi tevkil edip kestirir. Kurban kesen kimse şöyle der: ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻨْﻚَ ﻭَﺍِﻟَﻴْﻚَ ﻓَﺘَﻘَﺒَّﻞْ ﻣِﻨِّﻰ ﻛَﻤَﺎ ﺗَﻘَﺒَّﻠْﺖَ ﻣِﻦْ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَﺍِﺑْﺮَﺍﻫِﻴﻢَ ﺧَﻠِﻴﻠِﻚَ ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ