Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

HİLAFET VE ONA KARŞI GELMEK

Büyük Şafiî İlmihali · s.579

İlahi emirleri yerine getirip yasak olan şeyleri men'etmek, zülüm ve anarşinin doğuşuna meydan vermemek ve hak ile adaleti ayakta tutmak için bir baş lazımdır. İslâm dini, buna büyük bir ehemmiyet vermiştir. Bunun için Peygamber (S.A.V.), vefat ettiğinde, sahabeler önce bir Halife tayin etmek için harekete geçtiler. Bu işi sağlama bağladıktan sonra Peygamber'in mübarek cenazesini defnettiler. İslâm da dininde buna "Halife, İmam ve Emir El-müminin" denilir. İslâmda bir kimsenin Halife olabilmesi için aşağıda zikredilen şartlara haiz olması gerekir: 1 - Müslüman olmak; Yahudi, Hıristiyan ve Mürted gibi müslüman olmayan bir kimse'nin reis olması müteber değildir. 2 - Mükellef olmak; Çocuk, mürahik ve deli olan kimse, müslümanlar için reis olamaz. 3 - Erkek olmak: Kadın, zaif, gebelik, doğum, hayiz ve nifas gibi hallere ma'ruz kaldığından vazifenin gereğini yapamayacağından Halife tayin edilemez. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Başına bir kadın reis tayin eden bir toplum felah bulamaz." 4 - Duyuları salim olmak'tır. 5 - Müctehid olmak. Çünkü Peygamber (S.A.V.)'in irtihalından sonra vahiy gelmeyeceğine göre müctehid olmazsa Kur'an ve Sünnette yer almamış yeni olayların hükümlerini kim belirtecektir. 6 - Cesur olmak. 7 - İleri görüşlü olmak. Yani müslümanları tedvir edebilecek kadar yeterli olmak. 8 - Adil olmak. Yani Allahın emirlerine imtisal edip, nehiylerinden sakınmak. İslâma göre halifenin tayini şu üç yoldan birisiyle olur. 1 - Müslüman, mükellef, adil (büyük günahlardan ictinap edip küçük günahlarda israr etmeyen), kendini lekeleyecek şeylerden koruyan ve şahsî menfaatını ön planda tutmayan; bilgili, şahsiyetli ve müslüman halkın ileri gelenlerinin tayini. 2 - Âdil halifenin, henüz vefat etmeden önce âdil ve layık bir kimse'yi tayin etmesiyle: (Hazreti Ebu Bekir El-Sıddık (R.A.) Ömer'i (R.A.) halife olarak tayin ettiği gibi). 3 - Hilafetin şartlarına haiz bir kimsenin zor kullanmak suretiyle olur. Müslüman Halifeye halkın itaat etmesi lazımdır. Peygamber (S.A.V.) "Başınıza geçen kimse, Habeşî bir köle de olsa dinleyin ve ona itaat ediniz." buyurmaktadır. Ancak Halifenin emri, Allah'ın emrine ters düştüğünde ona itaat edilmez. Bir zamanda müslümanlar için iki halife tayin edilemez. İki veya daha ziyade halife tayin edilmişse, ilk halife muteberdir. Halifeye karşı gelen kimse, ister mürted, ister asi olsun, yola getirmek için ne gerekirse onu yapmak lazımdır. Hz. Ebu Bekir es-Sıddık (R.A.)'ın, mürtedlerle savaşıp isyanı bastırdığı gibi. Halife, önce zeki ve tecrübeli bir kimseyi âsilere gönderip nasihat ettirir. Gaye ve isteklerini sordurur. Zulüm ve haksızlıktan söz edip şikayet ediyorlarsa araştırılır; böyle bir şey varsa halife, haksızlığı ortadan kaldırmak için söz verir ve onları önlemek için de ciddi bir tedbir alıp böyle bir şeyin tekrarına meydan vermeyecektir. Meşru olmayan bir şeyi ileriye sürer ve isyana devam ederlerse, onlara karşı harbin açılacağını haber verir. Akabinde halife, onlara karşı hücuma geçer. Onları zararsız bir hale getirinceye kadar savaşa devam eder. Halkın malını almadan ve kimseyi öldürmeden isyan çıkarıp çevreye korku salan kimseler için hapis cezası uygulanacaktır. Fakat asi cemaat kuvvetli olup halkın malını alır veya vatandaşları öldürürse bakılır; şayet halkın malını almış ise, sağ el ve sol ayakları kesilir. Tekrar bu işe devam ederlerse, kalan el ve ayakları da kesilir. Fakat başkasını hem öldürmüş, hem de malını almışlarsa hem öldürülür, hem de üç güne kadar ağaca bağlanıp asılırlar. Onlara yardım eden kimseler için hapis ve sürgün cezası uygulanır.