Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

C - KİTAPLARA İMAN

Büyük Şafiî İlmihali · s.21

Cenab-ı Allah yer yüzünde halife olarak seçtiği ve mükellef olarak addettiği insanı, başı boş bırakmamış, dünya ve ahirette mes'ud olabilmesi için nasıl hareket edeceğini, nasıl davranacağını göstermiş, emir ve nehiylerini Cebrail vasıtasiyle insanların en ileri gelenleri olan peygamberlere tebliğ etmiştir. Bu emir ve nehiyleri bazen sahifeler halinde göndermiştir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Yoksa Musa'nın sahifelerinde olan kendisine bildirilmedi mi? Ve İbrahim için de aynı şey ifa edilmedi mi? Musa'ya olsun, İbrahim'e olsun verilen haber şuydu ki: Hiçbir günahkâr diğerlerinin günah yükünü çekemez. İnsan için kendi çalıştığından başka bir şeyle karşılık görmek yoktur. Çalıştığı -insanın elde ettiği semereler -ileride- kıyamet gününde -görülecektir. Sonra buna en kâmil mükâfat verilecektir. Şüphesiz en son dönüş ancak Rabbinedir." (Necm: 36-42). Bazı rivayetlere göre, 10 sahife Hz. Adem'e 50 sahife Hz. Adem'in oğlu Şit (A.S.)'e 30 sahife Hz. İdris (A.S.)'e 10 sahife de Hz. İbrahim (A.S.)'e verilmiştir. Bazen emir ve nehiyleri de kitaplar halinde inzal etmiştir. Kitaplar şunlardır: Tevrat, Zebûr, İncil ve Kur'an. Bugün Yahudilerin elinde bulunan Tevrat tahrife uğradığından değerini kaybettiği gibi, ondan sonra gelen İncil'de Tevrat'ı yürürlükten kaldırmış; daha sonra İncil dahi tamamen ortadan kaybolmuş ve Hıristiyanların elinde bulunan dört İncil, Hz. İsa'dan çok sonra malûm şahıslar tarafından yazılmıştır. En son kitap olan Kur'an-ı Kerim'e gelince, Cenab-ı Hak onu yirmi üç sene zarfında âyet âyet, sûre sûre, son peygamber Hz. Muhammed (S.A.V.)'e inzal buyurdu. Tahrife uğramaması ve kayb olmaması için, Allah'ın Resulü onu ezberlediği gibi, müminlerin de ezberlemelerini emretti. Bunun için her asırda yüz binlerce hâfız bulunmuş ve bulunmaktadır. Bu sayede Asr-ı Saadette okunan Kur'an-ı Kerim ile bu asırda okunan Kur'an-ı Kerim arasında hiçbir fark yoktur. Olduğu gibi muhafaza edilmiş ve böylece şu vad'i İlâhî tahakkuk etmiş oluyor: ﺍِﻧَّﺎ ﻧَﺤْﻦُ ﻧَﺰَّﻟْﻨَﺎ ﺍﻟﺬِّﻛْﺮَ ﻭَﺍِﻧَّﺎ ﻟَﻪُ ﻟَﺤَﺎﻓِﻈُﻮﻥ "Hiç şüphe yok ki, Kur'an-ı biz indirdik ve muhakkak ki onu, tahrif ile tebdilden- biz koruyacağız." (Hicr: 9) Hz. Ebubekir (R.A.)'ın zamanına kadar Kur'an-ı Kerim dağınık olup bir araya getirilmemiş, sûre ve ayetler halinde sahabelerin yanında bulunuyordu. Yemâme muharebesinde yetmiş kadar hâfız şehid olunca, Kur'ân-ı Kerim'in kaybolmasından endişe eden Hz. Ömer'in teklifi üzerine Ebûbekir'in emriyle Zeyd İbni Sabit'in başkanlığı altında bir hey'et tarafından bir araya getirildi. Hz. Osman zamanında da çoğaltıldı. Kur'an-ı Kerim'in bir çok meziyetleri olup bazıları şunlardır: 1- Kur'an-ı Kerim bütün semavî kitapların tâlim ve irşadlarının hulasasını içine alır. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎٓ ﺍِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏَ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻣُﺼَﺪِّﻗًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﻭَﻣُﻬَﻴْﻤِﻨًﺎ ﻋَﻠَﻴْﻪِ "Ey Resûlüm, sana da bu hak kitabı (Kur'an'ı), kendinden önceki kitapları hem tasdikçi, hem onlar üzerine bir şahid olarak indirdik." (El-Maide: 48). 2- Kur'an-ı Kerim beşerin hidayeti için Allah'ın son sözüdür. Tahrif ve el sürmekten masun kalacağından ve her asrın ihtiyacını karşılayabilecek bir durumda olduğundan, başka semavî kitaba ihtiyaç bırakmamıştır. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﺍِﻧَّﻪُ ﻟَﻜِﺘَﺎﺏٌ ﻋَﺰ۪ﻳﺰٌ ﻻﺎﻳَﺎْﺗ۪ﻴﻪِ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞُ ﻣِﻦْ ﺑَﻴْﻦِ ﻳَﺪَﻳْﻪِ ﻭَﻻﺎ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻔِﻪ۪ ﺗَﻨْﺰ۪ﻳﻞٌ ﻣِﻦْ ﺣَﻜ۪ﻴﻢٍ ﺣَﻤ۪ﻴﺪٍ "Muhakkak ki o, çok şerefli bir kitapdır. Ona ne önünden ne ardından bâtıl yaklaşamaz. O, Hakîm ve Hamid olan Allah'dan indirilmedir." (Fussilet: 41-42). 3- İlim ve teknik ne kadar ilerlerse ilerlesin, asla Kur'an-ı Kerim'in hiçbir hükmüne ters düşmez. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﺳَﻨُﺮ۪ﻳﻬِﻢْ ﺍٰﻳَﺎﺗِﻨَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎٰﻓَﺎﻕِ ﻭَﻓ۪ٓﻰ ﺍَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﺣَﺘّٰﻰ ﻳَﺘَﺒَﻴَّﻦَ ﻟَﻬُﻢْ ﺍَﻧَّﻪُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍَﻭَﻟَﻢْ ﻳَﻜْﻒِ ﺑِﺮَﺑِّﻚَ ﺍَﻧَّﻪُ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْﺀٍ ﺷَﻬ۪ﻴﺪٌ "İleride biz onlara hem yer yüzü etrafında, hem bizzat nefislerinde âyetlerimizi öyle göstereceğiz ki, nihayet peygamberin söylediği şeyin haiz olduğu kendilerine zâhir olacaktır." Rabbinin her şeye şahit olması kafi değil midir? (Fussilet: 53). 4- Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesini, Arap olsun, olmasın herkes için kolaylaştırmıştır. Sıkıntı çekmeden herkes onu ezberliyebilir. Ama başka sözler böyle değildir. Meselâ İngilizce bilmeyen bir kimse İngilizce olarak yazılmış bir kitabı veya kitabın birkaç sayfasını ezberlemeye kalkışırsa çok zahmet çeker; hem de gereği gibi ne telaffuz edebilir, ne de meharic-i hurufun hakkını verebilir. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﻟَﻘَﺪْ ﻳَﺴَّﺮْﻧَﺎ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﻟِﻠﺬِّﻛْﺮِ ﻓَﻬَﻞْ ﻣِﻦْ ﻣُﺪَّﻛِﺮٍ "And olsun ki, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?" (Kamer: 17)