Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

ABDESTİN SÜNNETLERİ

Büyük Şafiî İlmihali · s.54

1- Misvâk kullanmak. Misvâk, şer'an dişleri temizlemek için ağaç ve benzeri şeylerden yapılan temizlik âletidir. Hicaz bölgesinde bulunan "Erâk" isimli ağaçtan olması şart değildir. Ancak "erâk" ağacının faydalı maddeleri ihtiva ettiği ve Allah'ın Resûlü, bahusus onu kullandığından, onu kullanmak daha efdaldir. Binaenaleyh diş fırçası da şeriatta misvâk sayılır. Sünnet-i seniyye'yi icra etmek gayesiyle, diş fırçası ile ağzını fırçalayan kimse, sevaba nail olur. Ağzını misvaklamak isteyen bir kimse misvâk'ı sağ eli ile tutup, "bismillah" der, ağzın sağ yanını, sonra sol yanını misvaklar. Misvâk'ı ağza koymadan önce yıkamak sünnet olduğu gibi, misvâk'ı her zaman kullanmak da sünnettir. Yalnız oruçlu olan kimsenin zevaldan sonra kullanması mekrûhdur. Bir kimse namaz kılmak, abdest almak, Kur'an-ı Kerim okumak ister veya uykudan kalkar veya ağzının kokusu değişirse onun için misvâk kullanmak Sünnet-i Müekkededir. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır: Ümmetime sıkıntı verme korkusu olmasaydı, her namaz için misvâkı kullanmaları için onlara emir verecektim. Sahiheynde varid olmuştur ki: Peygamber efendimiz (S.A.V.) uykudan kalktığı zaman ağzını misvâklardı. Ulema, misvâk kullandığında şu duanın okunmasını müstahab görmüştür: "Allah'ım, dişlerimi onunla beyaz et. Dişlerimin etini kuvvetlendir. Küçük dilimi sabit kıl ve onu benim için bereketli kıl, ey Erhamerrahimin." İmam Nevevi "Bu dua, her ne kadar hadisce sabit olmamış ise de güzel bir duadır." diyor. Misvâkı ağzına bir defa koyup kullanan kimse, bir daha ağzına koymak istediğinde onu önce yıkamalı, sonra ağzını misvaklamalıdır. Birçok kimse misvâk sünnetine büyük itina gösterdiği halde yıkama sünnetini ihmal etmektedir. 2- Abdeste besmele ile başlamak. Şayet başında onu unutursa, abdest esnasında: "Bismillahi evvelehû ve ahirehu" demek sûretiyle telafi edilir. Besmelenin en azı, ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ tamamı da ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ dir. Ondan sonra: ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡِ ﻭَﻧِﻌْﻤَﺘِﻪِ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺟَﻌَﻞَ ﺍﻟْﻤَﺎﺀَ ﻃَﻬُﻮﺭًﺍ ﻭَﺟَﻌَﻞَ ﺍﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡَ ﻧُﻮﺭًﺍ "İslâm ve onun nimeti için Allah'a hamd olsun. Suyu temizleyici kılan Allah'a hamd olsun." denir. İmam Gazali Bidayetül-Hidaye isimli kitapda şunu da ilâve etmiştir: "Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Benim yanımda bulunmayanlarından da sana sığınırım, ey rab-bim!" Besmeleyi, ehemmiyeti haiz her şeyin başında söylemek sünnettir. Haram ve mekruh olan bir fiilin başında veya esnasında söylemek câiz değildir. El-Mühibbi Taberi bazı Ulemadan naklettiğine göre, besmeleden önce istiaze etmek matlubdur. 3- Elleri, temiz olsalar ve ibrik ile abdest alınsa da bileklere kadar yıkamak. Ellerin temiz olup olmadığı bilinmezse yıkamadan evvel her hangi bir kaba sokması mekrûhtur. Allah'ın Resûlü buyuruyor: "Sizden biriniz uykudan uyanırsa, elini üç sefer yıkamadıkça her hangi bir kaba sokmasın." Kişi ellerinin temiz olmadığını biliyorsa herhangi bir kaba sokması haramdır. 4- Ağzına ve burununa su vermek. Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor: ﻣَﺎ ﻣِﻨْﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﺍَﺣَﺪٍ ﻳُﻘَﺮِّﺏُ ﻭُﺿُﻮﺀَﻩُ ﺛُﻢَّ ﻳَﺘَﻤَﻀْﻤَﺾُ ﻭَﻳَﺴْﺘَﻨْﺸِﻖُ ﻭَﻳَﺴْﺘَﻨْﺜِﺮُ ﺍِﻻَﺎ ﺧَﺮَّﺕْ ﺧَﻄَﺎﻳَﺎ ﻓِﻴﻪِ ﻭَﺧَﻴَﺎﺷِﻴﻤِﻪِ ﻣَﻊَ ﺍﻟْﻤَﺎﺀِ "Sizden biriniz abdest suyunu alıp yaklaştırır, sonra ağzına ve burnuna su verir ve burnunun içindekini temizlerse, mutlaka ağız ve burnu ile işlenen günah bu su ile beraber akar, gider." Mazmaza ile istinşakı birlikte yapmak, yani suyu hem ağzına hem burnuna defaten vermek ayrı ayrı vermekten daha hayırlıdır. Hanefi mezhebinde ayrı ayrı vermek daha iyidir. Mazmaza ile istinşâkda mubalağa yapmak sünnettir. Yani mazmazada, suyu boğaza, istinşakda da burnun katı yerine kadar yetiştirmek sünnettir. Ağzına su verirken; "Allah'ım, zikir ve şükrün ve ibadetin iyisini eda etmek için bana yardım et." Burnuna su verirken: "Allah'ım, Cennet kokusunu bana ver." dualarını okumak güzeldir. 5- Yıkanması farz veya sünnet olan azaları, üçer kere yıkamak, baş ve kulak gibi meshi farz veya sünnet olan azaları da üçer kere mesh etmek, ibtidasında besmele ve sonunda Kelime-i şehadet ile, meşhur dua gibi söylenmesi sünnet olan sözü üçer kere söylemek sünnettir. Ancak o anda veya ilerde kendisi veya arkadaşları veya masum bir hayvanın suya muhtaç olduğunu ve olacağını bilirse veya zaman dar olup "üçer kere yapmak" ile meşgul olduğu takdirde vakit çıkacaksa üçe tamamlamak sünnet değildir. Üç kereden fazla yapmak veya söylemek mekrûhdur. Ancak serinlemek için elini yüzünü ve ayağını fazla yıkamakta bir beis yoktur. Bir kimse azalarını sırasıyla bir defa yıkayarak abdest alır ve sonra ikinci ve üçüncü defa baştan alıp aynı şekilde yıkarsa, üçleme sünneti yerine gelmiş sayılmaz. Bir kimse Farz olsun, sünnet olsun her hangi bir şeyin sayısında şüphe ederse azını kabul eder. Meselâ, yüzünü iki kere mi üç kere mi yıkadığında şüphe ederse, iki kere olarak kabul eder ve üçüncü defa da yıkar. 6- Bütün başı mesh etmek. Başın en iyi mesh şekli şöyledir: İki elin baş parmakları ıslatılarak şakaklar üzerine konulur, iki şehadet parmağının uçları birbirine değdirilerek başın ön tarafı arkaya doğru mesh edilir. Götürülüp getirilir. Bu, bir defadır. Üç defa böyle tamamlanır. Şayet sarık veya baş örtüsü her hangi bir sebebden dolayı kaldırılmak istenmiyorsa, farz olan mesh yapıldıktan sonra, sargı veya örtü mesh edilmek suretiyle telâfi edilir. 7- Kulakların hem içlerini hem dışlarını yeni bir su ile meshetmek. Ensenin meshine dair hiçbir şey varid olmamıştır. İmam Nevevî "boynu meshetmek bid'attır, meshi hakkında varid olan hadiseler mevzû olup esasları yoktur" diyor. 8- Sık olan sakalı, parmaklarla altdan hilâllemek. Tirmizi rivayet etmiştir, "Peygamber (S.A.V.) sakallarını hilâllerdi." 9- El ve ayakların parmaklarını hilâllemek. Ellerin, parmaklarını birbirine geçirmekle olur. Ayakların parmaklarını hilâllemek ise, sol elin küçük parmağıyla, sağ ayağın küçük parmağından başlanarak sol ayağın küçük parmağına kadar devam eder. 10- Önce sağ el ve ayağı, sonra solu yıkamak. Peygamber (S.A.V.) bütün işlerinde sağı tercih edip severdi. Yalnız değersiz ve mümtehen olan şeylerde solu tercih ederdi. Şayet sol sağdan evvel yıkanırsa abdest sahihtir. 11- Yüz, el ve ayakların hududunu aşarak yıkamak. Yani yüzden yıkanması gereken tarafları yıkamakla beraber, başdan ve boyundan, ona yakın yerleri ve elden dirseğin, ayaktan da aşık kemiklerinin yukarısını yıkamaktır. Allah'ın Resûlü buyuruyor: "Benim ümmetim, kıyamet günü abdestin izinden yüz, el ve ayaklarının beyazlığı ile haşredilecektir. Beyazlığını uzatmaya gücü yeten kimse yapsın." 12- Azaları birbiri ardınca hava ve abdest alanın mizacı normal olduğu takdirde kurumadan evvel yıkamak. Yalnız, vakit dar olursa vacibdir. 13- Mazeret olmadan abdest almak için başkasından yardım istememek ve yardımı kabul etmemektir. Çünkü başkasından yardım istemek kulluğa münafidir. Azalarını yıkatmak ise mekrûhdur. Yalnız, su istemekte beis yoktur. Hastalık gibi bir mazeret olursa, yardımı kabul etmek veya istemek de caizdir. Hatta yardım olmadığı takdirde, abdest alamıyacaksa, yardımı kabul etmek vacib olur. 14- Abdest aldıktan sonra ellerini silkelememek. Çünkü ibadetten uzak kalmak manasını ifade eder. Yalnız İmam Nevevî, Ziyadetül Ravza, El-Mecmû ve Nüketül-Tenbih adlı kitaplarda, mübah olduğunu kabul etmiştir. 15- Kurulanmamak. Çünkü abdest almak bir ibadet olduğundan, eserini bırakmak daha efdâldir. Peygamber (S.A.V.) cenâbetten yıkandıktan sonra Ümmülmü'minin "Meymûne" (R.A.) kurulanmak için kendisine bir havlu getirdi. Fakat Allah'ın Resûlü onu çevirdi. Ancak, hava soğuk olursa veyahut abdest aldıktan sonra teyemmüm alacaksa, kurulanmakta beis yoktur. 16- Abdest almak isteyen kimse, ibrik gibi bir şeyle abdest alacaksa sol tarafına, yok eğer geniş bir kabdan eliyle su almak sûretiyle abdest alacaksa, sağ tarafına koymak. 17- Yüzünden evvelki abdest sünnetlerine kalb ile niyet etmek, 18- Kıbleye karşı oturup abdest almak, 19- Abdest azalarını, yıkarken ovalamak. Bahusus kış mevsiminde topuklara çok dikkat etmek lazımdır. 20- Yüzünü yıkarken en üstten başlamak, 21- Suda iktisat edip israf yapmamak, 22- Abdest esnasında dünyevi bir söz söylememek, 23- Suyu yüzüne çarpmamak, 24- Ellerini yıkarken yüzüğünü oynatmak. Ancak oynatılmadığı takdirde altına su girmeyeceğini bilirse, o zaman oynatmak veya çıkarmak lazımdır. 25- Abdest aldıktan sonra yüzünü kıbleye doğru çevirip şu duayı okumak: ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺣْﺪَﻩُ ﻻﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻪُ ﻭَﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥَّ ﺳَﻴِّﺪَﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﻋَﺒْﺪُﻩُ ﻭَﺭَﺳُﻮﻟُﻪُ ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺘَّﻮَّﺍﺑِﻴﻦَ ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨِﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻄَﻬِّﺮِﻳﻦَ ﻭَﺍﺟْﻌَﻠْﻨِﻰ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤِﻴﻦَ ﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺧَﻮْﻑٌ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻭَﻻﺎ ﻫُﻢْ ﻳَﺤْﺰَﻧُﻮﻥَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﺍﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻭَﺑِﺤَﻤْﺪِﻙَ ﺍﺳْﺘَﻐْﻔِﺮُﻙَ ﻭَﺍَﺗُﻮﺏُ ﺍِﻟَﻴْﻚَ 26- İki rek'at abdest namazını kılmak, Abdestten sonra Kadir suresini okumak sünnet değildir. Ancak Selefin bazısı onu okumuştur.() Her zaman abdestli olmak sünnettir. Bilhassa Kur'an-ı Kerim ile Hadis-Şerif okumak ve dinlemek, Hadis rivayet etmek, tefsir kitabı taşımak, ezan okumak, camide oturmak, Arafe'de vakfede bulunmak ve Peygamberi ziyaret etmek gibi hallerde abdestli olmak sünnet-i müekkededir. Bir kimsenin sünnet dahi olsa bir namaz kılmış ise abdestini tazelemesi sünnettir. Abdesti olmayan kimse için namaz kılmak, Tavaf etmek ve Kur'an-ı Kerim'i taşımak ve ellemek haramdır. Fakat eşya ile beraber abdestsiz taşımakta beis yoktur.