TERAVİH NAMAZI
Büyük İslâm İlmihali · s.184
229- Teravih namazı, Ramazan-ı şerife mahsus, yirmi rekattan ibaret olup bir sünneti müekkededir. Bu namazı Resul-ü Ekrem (S.A.V) Efendimiz ile Hülefa-i Raşidin (R.Anhüm) devamlı kılmışlardı. Bu namazın cemaatle kılınması da bir sünneti kifayedir. Bu sebeple bütün bir mahalle halkı cemaatle kılmayı bırakıp evlerinde kılacak olsalar, sünneti terk ile günahkâr olmuş olurlar. 230- Teravih namazının her dört rekatı sonunda, bir miktar oturularak istirahat edildiği için, bu dört rekata, bir"Terviha"denilmiştir. Bir teravih namazında beş terviha vardır. Bu tabir"Tervih"kelimesinden bina-i merre'dir. {(): Arapça Dil Bilgisi, Sarf ilminde; adet bildiren bir mastardır.} Tervih ise insanın kendisini rahatlandırması manasınadır. Çoğulu"teravih"tir. 231- Mescitlerde teravih namazı cemaatle kılındığı halde, bir özrü olmaksızın cemaatı terk ederek bu namazı evinde kılan kimse, günahkâr olmazsa da fazileti terketmiş olur. Hattâ evinde cemaatle kılsa cemaat sevabına nail olursa da, mescitteki cemaatın faziletine nail olamaz. Çünkü mescitlerin fazileti daha fazladır. 232- Teravih namazını kılacak kimsenin teravihe veya vaktin sünnetine veya gece namazına niyet etmesi ihtiyata daha uygundur. Sadece namaz kılmaya veya nafile namaza niyet edilmesi de birçok fıkıh alimlerine göre caizdir. 233- Teravih namazını her iki rekatta bir selâm vermek suretiyle on selâm ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekatta bir, selâm da verilebilir. Sekizde, onda hatta yirmide bir selâm vermek suretiyle kılmak da caizdir. Fakat bu, mekruh olmaktan uzak görülmemektedir. 234- Teravih namazı, iki rekatta bir selâm verildiği zaman tam akşam namazının iki rekat sünneti gibi, dört rekatta bir selâm verildiği takdirde de tam yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Cemaatle kılındığı zaman, cemaat hem teravihe hem de imama uymaya niyet eder, imam da tekbirleri tesmi'leri, kıraatleri aşikare yapar. 235- İmam için teravih namazının her iki rekatında eşit derecede kıraatta bulunmak ve selamları da eşit kısımlara ayırıp meselâ iki veya dört rekatta bir selâm vermek daha faziletlidir. Çünkü böyle yapılması, ruhu düşünceden kurtarır. 236- Teravih'in her rekatında on âyet okunması müstehaptır. Çünkü bu şekilde devam edilirse bir Ramazan'da bir hatim yapılmış olabilir. Böyle bir defa hatim ile teravih namazı kılınması ise bir sünnettir. Bazı alimlere göre bu hatmin yirmi yedinci geceye, yani Kadir gecesine tesadüf ettirilmesi müstehabdır. 237- Teravih namazını kıldıracak şahsın güzel sesli olmasından çok, doğru okuyucu olmasına özen gösterilmelidir. Güzel ses, kalbi meşgul ederek tefekküre, huşuya mani olabilir. Kıraatında tecvid veya okuma hatası bulunan bir imamın mescidini bırakarak dürüst okuyan bir imamın bulunduğu mescide gidilmesinde bir sakınca yoktur. 238- İmamın teravihte cemaatı nefret ettirecek miktarda kıraatte bulunması, uygun değildir. Şu kadar var ki, Fatiha'yı şerife'den sonra okunacak âyetler bir sûreden veya üç kısa âyet miktarından noksan olmamalıdır. Ka'delerde teşehhüdden sonra ALLAHümme salli... ve barik... de terk edilmemelidir. 239- Teravih namazını özürsüz yere oturarak kılmak veya uykunun bastırmış olduğu bir halde kılmak mekruhtur. İmamın rükûya varmasına kadar oturup uymayı tehire bırakmak da mekruhdur. 240- Teravih namazının bir miktarı kılındıktan sonra imama uyan kimse, teravih bitince kendisi noksan kalan rekatları tamamlar, sonra da vitir namazını kendi başına kılar. Daha iyi olan budur. Bununla beraber imam ile vitri kılıp sonra teravihi tamamlaması da caiz görülmüştür. 241- Yatsı namazında cemaatı terk etmiş olan kimse, teravih ve vitir namazlarında imama uyabilir. Bu sebeple bir kimse, imam yatsı namazını kıldırıp teravihe başlamış olduğu esnada mescide gelse evvelâ yatsı namazını kendi başına kılar, sonra teravih için imama uyar, eksik kalan rekatları da yine kendi başına kılar. Aynı şekilde teravihi imam ile kılmayan, vitri imam ile kılabilir. Sahih olan görüş böyledir. Fakat imam da cemaat da yatsı namazını cemaatle kılmamış olurlarsa yalnız teravih namazını cemaatle kılamazlar. Çünkü teravihin cemaatı, farzın cemaatına tâbidir. Teravihin müstakil bir cemaatle kılınması, nafileler hakkındaki şer'i hükme uygun düşmez. 242- İmam, teravih namazının, mesela ilk bir rekatını müteakip yanılarak oturup selâm verdikten sonra yeniden iki rekat kılmadan geri kalan rekatlarını usulü dairesinde kıldıracak olsa, bir görüşe göre namazı caiz olup yalnız o ilk iki rekatı kaza eder. Diğer bir görüşe göre geri kalan namazları da caiz olmaz, hepsini kaza etmesi lâzım gelir. Çünkü teravih, bir namazdır, yapılan teşehhüdler, selâmlar yerinde vaki olmamış olur. 243- Teravih, vaktin sünnetidir, yoksa orucun sünneti değildir. Bu sebeple hasta veya seferi kimse gibi o anda oruç tutmakla mükellef olmayanlar için de Teravih namazını kılmak sünnettir. Akşam üstü hayızdan veya nifasdan kurtulan bir müslüman kadın veya müslüman olan bir kimse hakkında da o gece Teravih namazını kılmak sünnettir.