Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

RESULÜ EKREM (S.A.V)İN YÜKSEK HİLMİ (YUMUŞAK HUYLULUĞU) VE AFV-Ü KEREMİ (BAĞIŞLAMASI VE İKRAMI)

Büyük İslâm İlmihali · s.602

188- Fahr-i Kâinat Efendimiz, son derece hilm ile, afv-ü kerem ile vasıflanmış idi. Kızılacak yerlerde sükûnetini muhafaza eder, mübarek hayatına kastedenleri bile affederdi. Uhud gazasında mubarek bir dişi şehid edilmiş, güzel yüzü kanlar içinde kalmış olduğu halde yine düşmanlarına beddua etmemiş, "Yarabbi! Kavmime hidayet et, çünkü onlar bilmiyorlar" {(): Buhari; Enbiya:52; No:3290; 3/1282, Taberâni, el-Mucemu'l-Kebir; No:5694; 6/120} diye niyazda bulunmuştu. "Niçin bunlara beddua etmiyorsun?" diyenlere: "Ben lanet edici olarak gönderilmedim, insanları Hak yoluna ALLAH'ın rahmetine davet için gönderildim" {(): Müslim; Birr:24; No:2599; 4/2006} diye cevap vermişti. Mekke-i Mükerreme'yi fetih buyurdukları gün Kureyş hakkında Peygamber (S.A.V) Efendimiz'in gösterdiği lûtuf ve ihsanı da, onun ne kadar affedici olduğuna şahittir.