ORUCUN VAKTİ
Büyük İslâm İlmihali · s.295
40- Orucun vakti, ikinci fecirden güneşin batışına kadar olan müddettir. Bununla beraber bu, ikinci fecrin ilk doğuşu anına mı, yoksa aydınlığının ufukta uzanıp dağılmaya başladığı zamana mı itibar olunacaktır meselesinde ihtilaf vardır. Bazı ulemaya göre fecrin ilk doğuşu anı muteberdir. En ihtiyatlı olan da budur. Diğer bazı alimlere göre de aydınlığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zaman muteberdir. Oruç tutacaklar hakkında daha müsait olan da budur. Bundan dolayı birinci görüşe göre fecri sadıkın ilk doğuşundan itibaren, ikinci görüşe göre de fecrin belirmesiyle aydınlığının dağılmaya başlamasından itibaren oruca başlamak icap eder. 41- Fecrin doğuşunda şüphe eden kimse için daha faziletli olan, yiyip içmeyi terk etmektir. Bununla beraber yiyip içecek olsa, orucu yine tamamdır. Ancak fecirden sonra yemiş veya içmiş olduğu daha sonra anlaşılırsa, orucu bozulmuş olur. O halde kaza etmesi lazım gelir. Fecirden sonra sahur yapılmış olduğunda kuvvetli zan bulunan başka bir delil bulunmazsa, -Zahirurrivayeye göre- buna itibar olunamaz. Fakat bu halde kaza edilmesi ihtiyatlı olmaya daha uygundur. 42- Oruçlu kimse güneşin batışında şüphe etse, iftar etmesi helal olmaz. İftar edip de gerçek durum anlaşılmazsa, üzerine kaza lazım gelir. Keffaretin lüzumu hakkında ise, iki rivayet vardır. Fakat güneş batımından evvel iftar etmiş olduğu anlaşılırsa, üzerine keffaret de vacip olur. Güneşin batmış olduğu hakkında kuvvetli bir zannı bulunduğu halde iftar eden kimse hakkında da hüküm böyledir. Güneşin batmasından evvel iftar etmiş olduğu daha sonra anlaşılsın, anlaşılmasın müsavidir. 43- Taharrî (araştırma ile) sahur ve iftar etmek caizdir. Şöyle ki, oruç tutacak kimse, başka vasıta bulunmayınca kendi kuvvetli zannına göre sahur yemeği yer ve fecrin doğduğuna kanaat edince oruca başlar, güneşin batışını da araştırarak yine kuvvetli zannına göre orucunu açabilir. Bununla beraber fecrin doğup doğmadığını iyice kestiremeyen kimse için bir an evvel oruca başlamak ve güneşin battığını kestiremeyen için de hemen orucunu bozmamak ihtiyat gereğidir. 44- Davul veya top sesi ile veya kandil yakılmasıyla oruca başlamak veya oruçtan çıkabilmek için de bunların itimat edilebilecek şekilde muntazam olmasına ve her taraftan görülüp işitilir bir halde bulunmasına dikkat etmek lazımdır. Saatlerin muntazam bir halde işlemekte olduğu da tecrübe ile malum bulunmalıdır.