MÜSLÜMANLIKTA KESB = KAZANCIN EHEMMİYETİ
Büyük İslâm İlmihali · s.467
70- Müslümanlıkta kesb, yani kazanç sahasına atılmak, esasen ilim gibi bütün müslümanlara ait, pek ehemmiyetli bir vazifedir. Hattâ bir hadis-i şerifte: ﺍَﻟْﻜَﺴْﺐُ ﻓَﺮِﻳﻀَﺔٌ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ ﻭَﻣُﺴْﻠِﻤَﺔٍ "Kazanç aramak müslüman olan her erkek ve kadın için bir farzdır." {(): Beyhaki es-Sünenü'l-Kübra; İcara; No:11908; 9/56 (Benzeri)} buyurulmuştur. Çünkü herhangi bir müslüman, mükellef olduğu vazifeleri ancak kazanç sayesinde yerine getirebilir. Bu vazifelerin yapılması kuvvet ile sıhhate bağlıdır. Kuvvet ve sıhhat ise, gıdaya ve diğer hususlara bağlıdır. Gıda ve diğer hususlar ise, ancak kazanç vasıtasıyla elde edilebilir. Bu sebeple kazanç meydanına atılmak da mühim bir vazifedir, bir farzdır. Şöyle ki: 71- Herhangi bir müslüman için kendi nefsini ve nafakaları üzerine lâzım gelen kimseleri geçindirmeye ve borçlarını ödemeye yetecek miktar helâlinden kazançta bulunmak bir farzdır. Nitekim bir hadîs-i şerifte: ﻃَﻠَﺐُ ﺍﻟْﺤَﻼﺎﻝِ ﻭَﺍﺟِﺐٌ ﻋَﻠٰﻲ ﻛُﻞِّ ﻣُﺴْﻠِﻢٍ "Her müslüman üzerine helâli aramak vaciptir." {(): Taberani; el-Mu'cemü'l-Evsat: No:8606; 9/278} buyurulmuştur. 72- Fakirlere yardım, gariplere iyilik yapmak için yeterli miktardan fazla kazanç, övülmüştür, güzel görülmüştür. Böyle bir kazanç nafile ibadetten daha faziletlidir. Çünkü bunun faydası başkalarına da dokunmaktadır. 73- Geniş bir imkana sahip olmak, daha fazla nimetlenmek için daha çok miktarda kazanmak, mubahtır. Bir hadîsi şerif de: ﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻤَﺎﻝُ ﺍَﻟﺼَّﺎﻟِﺢُ ﻟِﻠﺮَّﺟُﻞِ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺢِ "Salih insan için salih mal ne güzeldir." {(): Beyhaki Şüabu'l-İman: No:1248; 2/91} meâlindedir. 74- Halka karşı kibirlenmek ve övünmek için yapılan kazanç haramdır. Hatta helâl bir yolda yapılmış olsa, bile. İnsanlara karşı servetiyle, mevkii ile çalım satan kimseler, yarın ahirette Hak Tealâ Hazretleri'nin gazabına uğrayacaklardır.