Risale-i NurBüyük İslâm İlmihali

ABDESTİN MAHİYETİ

Büyük İslâm İlmihali · s.91

136- Abdest, muayyen uzuvları usulüne göre yıkamaktan, mesh etmekten ibaret bir temizliktir, bir ibadet ve itâattır. Abdeste güzelliğinden, nezafete hizmetinden dolayı"vuzu"adı verilmiştir. Abdestin manevî birçok faydaları, sevapları olduğu gibi, maddeten de pek çok menfaatleri vardır. Vakit vakit abdest alan bir müslüman, temizliğe riayet etmiş, temizliği alışkanlık haline getirerek kendisini birçok hastalıklara sebebiyet verecek kirli hallerden kurtarmış olur. "Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur" buyurulmuştur. Bir hadisi şerif de: ﻣَﻦْ ﺗَﻮَﺽَِّ ﻛَﻤَﺎ ﺍُﻣِﺮَ ﻭَﺻَﻠَّﻰ ﻛَﻤَﺎ ﺍُﻣِﺮَ ﻏُﻔِﺮَ ﻟَﻪُ ﻣَﺎ ﺗَﻘَﺪَّﻡَ ﻣِﻦْ ﺫَﻧْﺒِﻪِ şu mealdedir: "Her kim emir olunduğu gibi abdest alır ve emrolunduğu şekilde namaz kılarsa, geçmiş günahı bağışlanır, affolunur." {(): İbn-i Hibban: Tahâret:1; No:1042; 3/317 Nesâî: Tahâret: 108; No:144; 1/90 İbn-i Mâce; Taharet: 193; No:1396; 1/447 Dârimi; Tahâret:45; No:717; 1/197} 137- Namaz gibi bir kısım dinî vazifeleri yerine getirmek için abdeste lüzum vardır. Bu vazifelerden her birinin yapılması, abdestin bir sebebidir. Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, tavaf edemez, Mushaf-ı Şerif'i bitişik olmayan bir kılıf içinde bulunmadıkça, eline alamaz. Kur'an'ın tam veya tam olmayan bir âyetine bile el süremez. Bunlar haramdır. Fakat Kur'an-ı Kerim'i ezber olarak veya karşıdan Mushaf'a bakarak okuyabilir. Abdest ile akıllı bulûğ çağına ermiş olan ve suyu kullanmaya gücü bulunan her müslüman, lüzumu halinde mükellef olur.