Risale-i NurBediüzzaman Cevap Veriyor

Radyo Büyük Bir Nimet-i İlahiyedir

Bediüzzaman Cevap Veriyor · s.209

(Nur Âleminin Bir Anahtarı Risalesi'nden)

Hava unsurunun yüksek ve ehemmiyetli bir vazifesi ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻳَﺼْﻌَﺪُ ﺍﻟْﻜَﻠِﻢُ ﺍﻟﻄَّﻴِّﺐُ âyetinin sırrıyla, güzel ve manidar ve imanî ve hakikatlı kelimelerin kalem-i kaderin istinsahıyla ve izn-i İlahî ile intişar etmesiyle bütün küre-i havada melaike ve ruhanîlere işittirmek ve Arş-ı A'zam tarafına sevketmek için kudret-i İlahiye kaleminin mütebeddil bir sahifesi olmaktır. Madem havanın kudsî vazifeleri içinde bu vazifesi, hikmet-i hilkatinin en mühimmidir. Ve rûy-i zemini radyolar vasıtası ile bir tek menzil hükmüne getirip, nev'-i beşere pek büyük bir nimet-i İlahiye olmaktır. Elbette ve elbette beşer bu pek büyük nimete karşı, bir umumî şükür olarak; o radyoları herşeyden evvel kelimat-ı tayyibe olan, başta Kur'an-ı Hakîm ve hakikatları ve imanın ve güzel ahlâkın dersleri ve beşerin lüzumlu ve zarurî menfaatlerine dair kelimatlar olmalı ki, o nimete şükür olsun. Yoksa nimet böyle şükür görmezse, beşere zararlı düşer.

Radyo, Zemin Yüzünü Bir Mekteb-i İmanî Hükmüne Getirmeye Vesile Olacaktır

Evet beşer, hakikata muhtaç olduğu gibi, bazı keyifli hevesata da ihtiyacı var. Fakat bu keyifli hevesat, beşte birisi olmalı. Yoksa havanın sırr-ı hikmetine münafî olur. Hem beşerin tenbelliğine ve sefahetine ve lüzumlu vazifelerinin noksan bırakılmasına sebebiyet verip beşeriyete büyük bir nimet iken, büyük bir nıkmet olur. Beşere lâzım olan sa'ye şevki kırar. Şimdi gözümün önündeki makinecik ve radyo kabı, Kur'anı dinlemek için odama getirilmişti. Baktım, on hisseden bir hisse kelimat-ı tayyibeye veriliyor. Bunu da bir hata-yı beşerî olarak anladım. İnşâallah beşer bu hatasını tamir edecek. Ve bütün zemin yüzünü bir meclis-i münevver, bir menzil-i âlî ve bir mekteb-i imanî hükmüne getirmeğe vesile olan bu radyo nimetine bir şükür olarak beşerin hayat-ı ebediyesine sarfedilecek olan kelimat-ı tayyibe, beşte dördü olacak.

--