Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Yirmibirinci Lem'a - İhlas Risaleleleri

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.322

Bu risale 1934'te Barla'da telif edilmiştir ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻭَﻻﺎ ﺗَﻨَﺎﺯَﻋُﻮﺍ ﻓَﺘَﻔْﺸَﻠُﻮﺍ ﻭَﺗَﺬْﻫَﺐَ ﺭ۪ﻳﺤُﻜُﻢْ İhtilâfa düşmeyin; sonra cesaretiniz kırılır, kuvvetiniz elden gider. (Enfâl Sûresi, 8:46) ﻭَ ﻗُﻮﻣُﻮﺍ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻗَﺎﻧِﺘ۪ﻴﻦَ Allah için kıyamda bulunup Ona kulluk edin. (Bakara Sûresi, 2:238) ﻗَﺪْ ﺍَﻓْﻠَﺢَ ﻣَﻦْ ﺯَﻛّٰﻴﻬَﺎ ٭ ﻭَ ﻗَﺪْ ﺧَﺎﺏَ ﻣَﻦْ ﺩَﺳّٰﻴﻬَﺎ Nefsini günahlardan arındıran, kurtuluşa ermiştir. Nefsini günaha daldıran ise hüsrana düşmüştür. (Şems Sûresi, 91:9-10) ﻭَﻻﺎ ﺗَﺸْﺘَﺮُﻭﺍ ﺑِﺎٰﻳَﺎﺗ۪ﻰ ﺛَﻤَﻨًﺎ ﻗَﻠ۪ﻴﻼﺎ Benim âyetlerimi, az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyin. (Bakara Sûresi, 2:41) (Lem'alar sh: 160) ﻭَﻻﺎ ﺗَﺸْﺘَﺮُﻭﺍ ﺑِﺎٰﻳَﺎﺗ۪ﻰ ﺛَﻤَﻨًﺎ ﻗَﻠ۪ﻴﻼﺎ Benim âyetlerimi, az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyin. (Bakara Sûresi, 2:41) ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻨَّﻔْﺲَ َﻻﺎﻣَّﺎﺭَﺓٌ ﺑِﺎﻟﺴُّٓﻮﺀِ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﺭَﺣِﻢَ ﺭَﺑّ۪ﻰ Şüphesiz nefis daima kötülüğe sevk eder -ancak Rabbim rahmet ederse o müstesna. (Yûsuf Sûresi, 12:53) (Lem'alar sh: 162) ﻭَ ﻳُْﺜِﺮُﻭﻥَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ Başkalarını kendi nefislerine tercih ederler. (Haşir Sûresi, 59:9) (Lem'alar sh: 163) ﻛُﻞُّ ﻧَﻔْﺲٍ ﺫَٓﺍﺋِﻘَﺔُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ Her nefis ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:185) ﺍِﻧَّﻚَ ﻣَﻴِّﺖٌ ﻭَﺍِﻧَّﻬُﻢْ ﻣَﻴِّﺘُﻮﻥَ Muhakkak ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Zümer Sûresi, 39:30) ﺍَﻛْﺜِﺮُﻭﺍ ﺫِﻛْﺮَ ﻫَﺎﺩِﻡِ ﺍﻟﻠَّﺬَّﺍﺕِ "-ev kema kal- yani "Lezzetleri tahrib edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz!" (Lem'alar sh: 164) ﻭَﻻﺎ ﺗَﺸْﺘَﺮُﻭﺍ ﺑِﺎٰﻳَﺎﺗ۪ﻰ ﺛَﻤَﻨًﺎ ﻗَﻠ۪ﻴﻼﺎ Benim âyetlerimi, az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyin. (Bakara Sûresi, 2:41) (Lem'alar sh: 166) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺑِﺤَﻖِّ ﺳُﻮﺭَﺓِ ﺍﻻﺎِﺧْﻼﺎﺹِ ﺍِﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩِﻙَ ﺍﻟْﻤُﺨْﻠِﺼ۪ﻴﻦَ ﺍﻟْﻤُﺨْﻠَﺼ۪ﻴﻦَ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allahım! İhlâs Sûresinin hakkı için, bizi ihlâs sahibi olan ve ihlâsa eriştirilen kullarından eyle. Âmin, âmin. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin. (Bakara Sûresi, 2:32) (Lem'alar sh: 167) ﻳُﻮﺯَﻥُ ﻣِﺪَﺍﺩُ ﺍﻟْﻌُﻠَﻤَٓﺎﺀِ ﺑِﺪِﻣَٓﺎﺀِ ﺍﻟﺸُّﻬَﺪَٓﺍﺀِ -ev kema kal- Yani: "Mahşerde ülema-i hakikatın sarfettikleri mürekkeb, şehidlerin kanıyla müvazene edilir; o kıymette olur." (İbni Hacer, 4:427; Müsnedü'l-Firdevs, 5:519; Gazalî, İhyau Ulûmiddin, 1:6; Münavi, Feyzü'l-Kadîr, 6:466; Aclûni, Keşfü'l-Hafa, 2:561; Süyutî, Camiü's-Sağir, no: 10026.) ﻣَﻦْ ﺗَﻤَﺴَّﻚَ ﺑِﺴُﻨَّﺘ۪ﻰ ﻋِﻨْﺪَ ﻓَﺴَﺎﺩِ ﺍُﻣَّﺘ۪ﻰ ﻓَﻠَﻪُ ﺍَﺟْﺮُ ﻣِﺎَﺓِ ﺷَﻬ۪ﻴﺪٍ -ev kema kal- Yani: "Bid'aların ve dalaletlerin istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyeye ve hakikat-ı Kur'aniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehid sevabını kazanabilir." (Müsnedü'l-Firdevs, 4:198; Cem'ü'l-Fevaid, 1:29; Feyzü'l-Kadîr, h. No: 9171; Fethu'l-Kebir, 3:253; Münzirî, Tergip ve Terhip, 1:41; Taberanî, Mecmeu'l-Kebir, 1394; Ali bin Hüsamüddin, Müntehabatü Ken-zü'l-Ummal, 1:100; Heysemî, Mecmaü'z-Zevaid, 7:282.) (Lem'alar sh: 168)