Yirmibeşinci Lem'a - Hastalar Risalesi
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.327
Bu Lem'a, 1934'te Isparta'da telif edilmiştir. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﺍَﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺍِﺫَٓﺍ ﺍَﺻَﺎﺑَﺘْﻬُﻢْ ﻣُﺼ۪ﻴﺒَﺔٌ ﻗَﺎﻟُٓﻮﺍ ﺍِﻧَّﺎ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻭَﺍِﻧَّٓﺎ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺭَﺍﺟِﻌُﻮﻥَ O kimseler ki, başlarına bir musibet geldiğinde 'Biz Allah'ın kullarıyız; dönüşümüz de ancak Onadır' derler. (Bakara Sûresi, 2:156) ﻭَﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻫُﻮَ ﻳُﻄْﻌِﻤُﻨ۪ﻰ ﻭَﻳَﺴْﻘ۪ﻴﻦِ ٭ ﻭَﺍِﺫَﺍ ﻣَﺮِﺿْﺖُ ﻓَﻬُﻮَ ﻳَﺸْﻔ۪ﻴﻦِ Beni yediren ve içiren Odur. Hastalandığımda bana şifa veren de Odur. (Şuarâ Sûresi, 26:79-80) (Lem'alar sh: 209) ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻻﺎَﺷْﻴَﺎﺀُ ﺗُﻌْﺮَﻑُ ﺑِﺎَﺿْﺪَﺍﺩِﻫَﺎ "Herşey zıddıyla bilinir." (Lem'alar sh: 211) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻋَﻠٰﻰ ﻛﻞِّ ﺣَﺎﻝِ Her türlü hâl için Allah'a hamd olsun (Lem'alar sh: 212) ﻗُﻞْ ﻣَﺎ ﻳَﻌْﺒَُﺎ ﺑِﻜُﻢْ ﺭَﺑّ۪ﻰ ﻟَﻮْﻻﺎ ﺩُﻋَٓﺎُﻛُﻢْ "Eğer duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var" (Furkan Sûresi, 25:77) (Lem'alar sh: 213) ﺍَﺷَﺪُّ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﺑَﻼﺎﺀً َﺍﻻﺎَﻧْﺒِﻴَٓﺎﺀُ ﺛُﻢَّ ﺍﻻﺎَﻭْﻟِﻴَٓﺎﺀُ َﺍﻻﺎَﻣْﺜَﻞُ ﻓَﺎﻻﺎَﻣْﺜَﻞُ "En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir." İnsanların en çok belâ ve musibete maruz kalanları peygamberlerdir. Sonra evliyalar, sonra da derecelerine göre diğer salih insanlar gelir. (Kenzü'l-Ummal, 3:326/6780; Münavi, Feyzü'l-Kadîr, 1:519, no: 1056; Hâkim, Müstedrek, 3:343; Buharî, Merda: 3; Tirmizî, Züht: 57; İbni Mâce, Fiten: 23; Darimî, Rikak: 67; Müsned, 1:172, 174, 180, 185, 6:369.) (Lem'alar sh: 214) ﺍِﻥَّ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻟَﻴَﻄْﻐٰﻰ ٭ ﺍَﻥْ ﺭَﺍٰﻩُ ﺍﺳْﺘَﻐْﻨٰﻰ Şüphesiz ki insan, kendisini ihtiyaçtan uzak görünce azgınlaşıverir. (Alâk Sûresi, 96:6-7) (Lem'alar sh: 216) ﻟِﻜُﻞِّ ﻣُﺼ۪ﻴﺒَﺔٍ ﺍِﻧَّﺎ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻭَﺍِﻧَّٓﺎ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺭَﺍﺟِﻌُﻮﻥَ O kimseler ki, başlarına bir musibet geldiğinde 'Biz Allah'ın kullarıyız; dönüşümüz de ancak Onadır' derler. (Bakara Sûresi, 2:156) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻫَﺪٰﻳﻨَﺎ ﻟِﻬٰﺬَﺍ ﻭَﻣَﺎ ﻛُﻨَّﺎ ﻟِﻨَﻬْﺘَﺪِﻯَ ﻟَﻮْﻻٓﺎ ﺍَﻥْ ﻫَﺪٰﻳﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻘَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﺕْ ﺭُﺳُﻞُ ﺭَﺑِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ Dediler: Bizi buna eriştiren Allah'a hamd olsun; yoksa Allah hidayet etmeseydi, biz kendiliğimizden buna erişemezdik. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirdiler. (A'râf Sûresi, 7:43) ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻃِﺐِّ ﺍﻟْﻘُﻠُﻮﺏِ ﻭَ ﺩَﻭَٓﺍﺋِﻬَﺎ ﻭَ ﻋَﺎﻓِﻴَﺔِ ﺍﻻﺎَﺑْﺪَﺍﻥِ ﻭَ ﺷِﻔَٓﺎﺋِﻬَﺎ ﻭَ ﻧُﻮﺭِ ﺍﻻﺎَﺑْﺼَﺎﺭِ ﻭَ ﺿِﻴَٓﺎﺋِﻬَﺎ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ Allah'ım! Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammed'e ve âl ve ashabına salât ve selâm eyle. (Lem'alar sh: 221) ﻭَﻫُﻮَ ﻟِﻜُﻞِّ ﺩَٓﺍﺀٍ ﺩَﻭَٓﺍﺀٌ "Bu kitab her derde dermandır." (Müslim, 4:1729; Feyzü'l-Kadîr, hadis no: 7306.)