Otuzüçüncü Söz - Pencereler Risalesi
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.155
Otuzüçüncü Söz, Pencereler Risalesi olup 1929 yılında Barla'da te'lif edilmiştir. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﺳَﻨُﺮ۪ﻳﻬِﻢْ ﺍٰﻳَﺎﺗِﻨَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎٰﻓَﺎﻕِ ﻭَﻓ۪ٓﻰ ﺍَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﺣَﺘّٰﻰ ﻳَﺘَﺒَﻴَّﻦَ ﻟَﻬُﻢْ ﺍَﻧَّﻪُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍَﻭَﻟَﻢْ ﻳَﻜْﻒِ ﺑِﺮَﺑِّﻚَ ﺍَﻧَّﻪُ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺷَﻬ۪ﻴﺪٌ Onlara, gerek içinde yaşadıkları âlemin her tarafında, gerekse kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz -tâ ki Kur'ân'ın hak olduğu onlara iyice açıklanmış olsun. Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi? (Fussilet Sûresi, 41:53) ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪ۪ﻳﺮٌ O herşeye kādirdir. (Mülk Sûresi, 67:1) (Sözler sh: 654) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce misaller Allah'a mahsustur. (Nahl Sûresi, 16:60) (Sözler sh: 656) ﻓَﺎﺭْﺟِﻊِ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮَ ﻫَﻞْ ﺗَﺮٰﻯ ﻣِﻦْ ﻓُﻄُﻮﺭٍ Haydi, çevir gözünü: En küçük bir kusur görüyor musun? (Mülk Sûresi, 67:3) (Sözler sh: 657) ﺍِﻥَّ ﻓ۪ﻰ ﺧَﻠْﻖِ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﺍﺧْﺘِﻼﺎﻑِ ﺍﻟَّﻴْﻞِ ﻭَﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭِ ﻭَﺍﻟْﻔُﻠْﻚِ ﺍﻟَّﺘ۪ﻰ ﺗَﺠْﺮ۪ﻯ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺒَﺤْﺮِ ﺑِﻤَﺎ ﻳَﻨْﻔَﻊُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀِ ﻣِﻦْ ﻣَٓﺎﺀٍ ﻓَﺎَﺣْﻴَﺎ ﺑِﻪِ ﺍﻻﺎَﺭْﺽَ ﺑَﻌْﺪَ ﻣَﻮْﺗِﻬَﺎ ﻭَﺑَﺚَّ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﺩَٓﺍﺑَّﺔٍ ﻭَﺗَﺼْﺮ۪ﻳﻒِ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎﺡِ ﻭَﺍﻟﺴَّﺤَﺎﺏِ ﺍﻟْﻤُﺴَﺨَّﺮِ ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻻﺎٰﻳَﺎﺕٍ ﻟِﻘَﻮْﻡٍ ﻳَﻌْﻘِﻠُﻮﻥَ Göklerin ve yerin yaratılmasında, gecenin ve gündüzün değişmesinde, insanlara faydalı şeylerle denizde akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, her türlü canlıyı yeryüzüne yaymasında, rüzgârları sevk etmesinde ve gökle yer arasında Allah'ın emrine boyun eğmiş bulutlarda, aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır. (Bakara Sûresi, 2:164) (Sözler sh: 661) ﻭَﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀِ ﻣَٓﺎﺀً ﻓَﺎَﺧْﺮَﺝَ ﺑِﻪ۪ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺜَّﻤَﺮَﺍﺕِ ﺭِﺯْﻗًﺎ ﻟَﻜُﻢْ ﻭَﺳَﺨَّﺮَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻟْﻔُﻠْﻚَ ﻟِﺘَﺠْﺮِﻯَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺒَﺤْﺮِ ﺑِﺎَﻣْﺮِﻩ۪ ﻭَﺳَﺨَّﺮَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻻﺎَﻧْﻬَﺎﺭَ ٭ ﻭَﺳَﺨَّﺮَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲَ ﻭَﺍﻟْﻘَﻤَﺮَ ﺩَٓﺍﺋِﺒَﻴْﻦِ ﻭَﺳَﺨَّﺮَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻟَّﻴْﻞَ ﻭَﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭَ ٭ ﻭَﺍٰﺗٰﻴﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﻛُﻞِّ ﻣَﺎ ﺳَﺎَﻟْﺘُﻤُﻮﻩُ ﻭَﺍِﻥْ ﺗَﻌُﺪُّﻭﺍ ﻧِﻌْﻤَﺖَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻻﺎ ﺗُﺤْﺼُﻮﻫَﺎ Gökten de bir su indirdi ki, onunla sizin için rızık olarak meyvelerden bitirdi. Onun emriyle denizde seyretsinler diye gemileri sizin hizmetinize verdi. Nehirleri de yine sizin hizmetinize verdi. Birbiri ardınca dönüp duran güneşi ve ayı da sizin hizmetinize verdi. Geceyi ve gündüzü de sizin hizmetinize verdi. O, sözünüz ve halinizle istediğiniz herşeyden size verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitiremezsiniz. (İbrahim Sûresi, 14:32-34) ﺍَﻻﺎ ﺑِﺬِﻛْﺮِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺗَﻄْﻤَﺌِﻦُّ ﺍﻟْﻘُﻠُﻮﺏُ Haberiniz olsun ki, kalbler ancak Allah'ın zikriyle huzura kavuşur. (Ra'd Sûresi, 13:28) (Sözler sh: 662) ﺳَﺒِّﺢِ ﺍﺳْﻢَ ﺭَﺑِّﻚَ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ ٭ ﺍَﻟَّﺬ۪ﻯ ﺧَﻠَﻖَ ﻓَﺴَﻮّٰﻯ ٭ ﻭَﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻗَﺪَّﺭَ ﻓَﻬَﺪٰﻯ Herşeyden yüce olan Rabbinin ismini tesbih et. O Rabbin ki, herşeyi yaratıp düzene koydu. O Rabbin ki, herşeye lâyık bir şekil ve ölçü tayin ederek onu yaratılış gayesine yöneltti. (Alâ Sûresi, 87:1-3) (Sözler sh: 663) ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." (İsrâ Sûresi, 17:44) ﻗُﻞْ ﻣَﻦْ ﺑِﻴَﺪِﻩ۪ ﻣَﻠَﻜُﻮﺕُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ De ki: Herşeyin mülk ve tasarrufu kimin elindedir? (Mü'minûn Sûresi, 23:88) ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻧَﺎ ﺧَﺰَٓﺍﺋِﻨُﻪُ Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. (Hicr Sûresi, 15:21) ﻣَﺎ ﻣِﻦْ ﺩَٓﺍﺑَّﺔٍ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﺍٰﺧِﺬٌ ﺑِﻨَﺎﺻِﻴَﺘِﻬَﺎ Hiçbir canlı yoktur ki, Allah onu alnından tutup kudretine boyun eğdirmiş olmasın. (Hûd Sûresi, 11:56) ﺍِﻥَّ ﺭَﺑّ۪ﻰ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺣَﻔ۪ﻴﻆٌ Muhakkak ki benim Rabbim herşeyi hakkıyla koruyucudur. (Hûd Sûresi, 11:57) (Sözler sh: 664) ﺍَﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﺣْﺴَﻦَ ﻛُﻞَّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺧَﻠَﻘَﻪُ O herşeyi en güzel şekilde yaratandır. (Secde Sûresi, 32:7) (Sözler sh: 665) ﺍِﻥَّ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻻﺎٰﻳَﺎﺕٍ ﻟِﻠْﻤُْﻤِﻨ۪ﻴﻦَ Muhakkak ki, göklerde ve yerde, iman edenler için deliller vardır. (Câsiye Sûresi, 45:3) (Sözler sh: 666) ﻟَﻪُ ﺍﻻﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ En güzel isimler Onundur. (Tâhâ Sûresi, 20:8) (Sözler sh: 667) ﺍَﻭَﻟَﻢْ ﻳَﻨْﻈُﺮُﻭﺍ ﻓ۪ﻰ ﻣَﻠَﻜُﻮﺕِ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ Onlar, göklerin ve yerin iç yüzüne (özüne) bakmadılar mı? (A'râf Sûresi, 7:185) (Sözler sh: 668) ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓ۪ﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) (Sözler sh: 669) ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ Göklerde ve yerde olan herşey Allah'ı tesbih eder. (Haşir Sûresi, 59:24) (Sözler sh: 670) ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺑِﻴَﺪِﻩ۪ ﻣَﻠَﻜُﻮﺕُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ Herşeyin melekûtu elinde olan Allah her türlü kusurdan münezzehtir. (Yâsin Sûresi, 36:83) ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻋِﻨْﺪَﻧَﺎ ﺧَﺰَٓﺍﺋِﻨُﻪُ ﻭَﻣَﺎ ﻧُﻨَﺰِّﻟُﻪُٓ ﺍِﻻَﺎ ﺑِﻘَﺪَﺭٍ ﻣَﻌْﻠُﻮﻡٍ ٭ ﻭَ ﺍَﺭْﺳَﻠْﻨَﺎ ﺍﻟﺮِّﻳَﺎﺡَ ﻟَﻮَﺍﻗِﺢَ ﻓَﺎَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀِ ﻣَٓﺎﺀً ﴾ﻣُﺒَﺎﺭَﻛًﺎ﴿ ﻓَﺎَﺳْﻘَﻴْﻨَﺎﻛُﻤُﻮﻩُ ﻭَ ﻣَٓﺎ ﺍَﻧْﺘُﻢْ ﻟَﻪُ ﺑِﺨَﺎﺯِﻧ۪ﻴﻦَ Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz belirli bir miktarla indiririz. Rüzgârları da Biz aşılayıcı olarak gönderdik, sonra gökten bir su indirip onunla sizi suladık. Yoksa o suyu hazinesinde saklayan siz değilsiniz. (Hicr Sûresi, 15:21-22) ١ ﺗَﻠَﺌْﻼﺎﺀُ ﺍﻟﻀِّﻴَٓﺎﺀِ ﻣِﻦْ ﺗَﻨْﻮ۪ﻳﺮِﻙَ ﺗَﺸْﻬ۪ﻴﺮِﻙَ ٭ ﺗَﻤَﻮُّﺝُ ﺍﻻﺎِﻋْﺼَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺼْﺮ۪ﻳﻔِﻚَ ﺗَﻮْﻇ۪ﻴﻔِﻚَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﻋْﻈَﻢَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻚَ ٭ ٢ ﺗَﻔَﺠُّﺮُ ﺍﻻﺎَﻧْﻬَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺪْﺧ۪ﻴﺮِﻙَ ﺗَﺴْﺨ۪ﻴﺮِﻙَ ﺗَﺰَﻳُّﻦُ ﺍﻻﺎَﺣْﺠَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺪْﺑ۪ﻴﺮِﻙَ ﺗَﺼْﻮ۪ﻳﺮِﻙَ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﺑْﺪَﻉَ ﺣِﻜْﻤَﺘَﻚَ ٣ ﺗَﺒَﺴُّﻢُ ﺍﻻﺎَﺯْﻫَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﺰْﻳ۪ﻴﻨِﻚَ ﺗَﺤْﺴ۪ﻴﻨِﻚَ ٭ ﺗَﺒَﺮُّﺝُ ﺍﻻﺎَﺛْﻤَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺍِﻧْﻌَﺎﻣِﻚَ ﺍِﻛْﺮَﺍﻣِﻚَ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﺣْﺴَﻦَ ﺻَﻨْﻌَﺘَﻚَ ٭ ٤ ﺗَﺴَﺠُّﻊُ ﺍﻻﺎَﻃْﻴَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺍِﻧْﻄَﺎﻗِﻚَ ﺍِﺭْﻓَﺎﻗِﻚَ ﺗَﻬَﺰُّﺝُ ﺍﻻﺎَﻣْﻄَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺍِﻧْﺰَﺍﻟِﻚَ ﺍِﻓْﻀَﺎﻟِﻚَ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﻭْﺳَﻊَ ﺭَﺣْﻤَﺘَﻚَ ٭ ٥ ﺗَﺤَﺮُّﻙُ ﺍﻻﺎَﻗْﻤَﺎﺭِ ﻣِﻦْ ﺗَﻘْﺪ۪ﻳﺮِﻙَ ﺗَﺪْﺑ۪ﻴﺮِﻙَ ﺗَﺪْﻭ۪ﻳﺮِﻙَ ﺗَﻨْﻮ۪ﻳﺮِﻙَ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﻧْﻮَﺭَ ﺑُﺮْﻫَﺎﻧَﻚَ ﻣَﺎ ﺍَﺑْﻬَﺮَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻧَﻚَ 1- Işığın parıldaması Senin nurlandırman ve teşhir etmendendir. Fırtınanın dalgalanması Senin yönlendirmen ve görevlendirmendendir. Sen her noksandan münezzehsin; ne büyüktür saltanatın! 2- Nehirlerin fışkırması Senin depolayıp emre boyun eğdirmendendir. Taşların süsleri Senin tedbirin ve şekillendirmendendir. Sen her noksandan münezzehsin; ne eşsizdir Senin hikmetin! 3- Çiçeklerin tebessümü Senin süsleyip güzelleştirmendendir. Meyvelerin süslenmesi Senin in'âmın ve ikramındandır. Sen her noksandan münezzehsin; ne güzeldir Senin san'atın! 4- Kuşların cıvıldaşması Senin konuşturman ve yakınlaştırmandandır. Damlaların şıpıltısı Senin indirmen ve fazlındandır. Sen her noksandan münezzehsin; ne geniştir Senin rahmetin! 5- Ayların seyretmesi Senin takdirin ve tedbirinle, Senin döndürmen ve aydınlatmandandır. Sen her noksandan münezzehsin; ne aydınlatıcıdır delilin, ne engindir saltanatın! (Sözler sh: 672) ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﻣَﻦْ ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓ۪ﻴﻬِﻦَّ Yedi gök ve yer ve onların içinde bulunanlar tarafından Kendisi tesbih edilen Zât, her türlü kusurdan münezzehtir. ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﺗَﺠْﺮ۪ﻯ ﻟِﻤُﺴْﺘَﻘَﺮٍّ ﻟَﻬَﺎ ﺫٰﻟِﻚَ ﺗَﻘْﺪ۪ﻳﺮُ ﺍﻟْﻌَﺰ۪ﻳﺰِ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢِ Güneş de kendisine tayin edilmiş bir yere doğru akıp gider. Bu, kudreti herşeye galip olan ve ilmi herşeyi kuşatan Allah'ın takdiridir. (Yâsin Sûresi, 36:38) (Sözler sh: 673) ﺍَﻟَﻢْ ﻧَﺠْﻌَﻞِ ﺍﻻﺎَﺭْﺽَ ﻣِﻬَﺎﺩًﺍ ٭ ﻭَ ﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝَ ﺍَﻭْﺗَﺎﺩًﺍ ٭ ﻭَﺧَﻠَﻘْﻨَﺎﻛُﻢْ ﺍَﺯْﻭَﺍﺟًﺎ Yeryüzünü bir döşek, dağları birer kazık yapmadık mı? Sizi de çift çift yarattık. (Nebe Sûresi, 78:6-8) ﻓَﺎﻧْﻈُﺮْ ﺍِﻟٰٓﻰ ﺍٰﺛَﺎﺭِ ﺭَﺣْﻤَﺖِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻛَﻴْﻒَ ﻳُﺤْﻴِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽَ ﺑَﻌْﺪَ ﻣَﻮْﺗِﻬَﺎ Bak Allah'ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor. (Rum Sûresi, 30:50) (Sözler sh: 675) ﺍٰﻣَﻨْﺖُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺑِﻴَﺪِﻩ۪ ﻣَﻠَﻜُﻮﺕُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ Herşeyin hüküm ve tasarrufu elinde bulunan Zâta iman ettim. ﺍَﻟَّﺬ۪ﻯ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕَ ﻭَﺍﻟْﺤَﻴٰﻮﺓَ Ölümü de, hayatı da yaratan Odur. (Mülk Sûresi, 67:2) (Sözler sh: 676) ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻻَﺎ ﻭَﺟْﻬَﻪُ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤُﻜْﻢُ ﻭَ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺗُﺮْﺟَﻌُﻮﻥَ Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesna. Hüküm ve hükümranlık Onundur; siz de Ona döndürüleceksiniz. (Kasas Sûresi, 28:88) ﺍَﻟَّﺬ۪ﻯ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕَ ﻭَﺍﻟْﺤَﻴٰﻮﺓَ Ölümü de, hayatı da yaratan Odur. (Mülk Sûresi, 67:2) (Sözler sh: 677) ﺍٰﻣَﻨْﺖُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪِ ﺍﻻﺎَﺣَﺪِ Her bir şeye bütün kudsî sıfat ve isimleriyle birden yönelen, zat ve sıfatlarında eşsiz ve tek olan Allah'a iman ettim. ﻭَ ﻳُﺤْﻴِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽَ ﺑَﻌْﺪَ ﻣَﻮْﺗِﻬَﺎ Yeryüzünü de ölümünün ardından O diriltir. (Rum Sûresi, 30:19) (Sözler sh: 679) ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻛ۪ﻴﻞٌ Allah herşeyin yaratıcısıdır. O herşey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir. (Zümer Sûresi, 39:62) (Sözler sh: 680) ﻭَ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻳُﺮْﺟَﻊُ ﺍﻻﺎَﻣْﺮُ ﻛُﻠُّﻪُ Bütün işler Ona döndürülür. (Hûd Sûresi, 11:123) (Sözler sh: 681) ﻭَﻣِﻦْ ﺍٰﻳَﺎﺗِﻪ۪ ﺧَﻠْﻖُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﺍﺧْﺘِﻼﺎﻑُ ﺍَﻟْﺴِﻨَﺘِﻜُﻢْ ﻭَ ﺍَﻟْﻮَﺍﻧِﻜُﻢْ ﺍِﻥَّ ﻓ۪ﻰ ﺫٰﻟِﻚَ ﻻﺎٰﻳَﺎﺕٍ ﻟِﻠْﻌَﺎﻟِﻤ۪ﻴﻦَ Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da Onun âyetlerindendir. İlim sahipleri için elbette bunda deliller vardır. (Rum Sûresi, 30:22) (Sözler sh: 682) ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻭَﻛ۪ﻴﻞٌ ٭ ﻟَﻪُ ﻣَﻘَﺎﻟ۪ﻴﺪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ Allah herşeyin yaratıcısıdır. O herşey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir. Göklerin ve yerin tedbir ve tasarrufu Ona aittir. (Zümer Sûresi, 39:62-63) ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) (Sözler sh: 683) ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehâdet ederim. (Buhârî, Ezan 148, Cuma 23; Müslim, Îman 44-45, Salat 6; Ebû Dâvud, Taharet 64, Salat 28; Tirmizî, Taharet 41, Îman 17; Nesâî, Ezan 3; İbni Mâce, İkame 24) ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﻓ۪ﻴﻬِﻤَٓﺎ ﺍٰﻟِﻬَﺔٌ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻔَﺴَﺪَﺗَﺎ Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de harap olup giderdi. (Enbiyâ Sûresi, 21:22) ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻻَﺎ ﻭَﺟْﻬَﻪُ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤُﻜْﻢُ ﻭَ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺗُﺮْﺟَﻌُﻮﻥَ Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesna. Hüküm ve hükümranlık Onundur; siz de Ona döndürüleceksiniz. (Kasas Sûresi, 28:88) (Sözler sh: 684) ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﻓ۪ﻴﻬِﻤَٓﺎ ﺍٰﻟِﻬَﺔٌ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻔَﺴَﺪَﺗَﺎ Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de harap olup giderdi. (Enbiyâ Sûresi, 21:22) ﻓَﺎﺭْﺟِﻊِ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮَ ﻫَﻞْ ﺗَﺮٰﻯ ﻣِﻦْ ﻓُﻄُﻮﺭٍ ٭ ﺛُﻢَّ ﺍﺭْﺟِﻊِ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮَ ﻛَﺮَّﺗَﻴْﻦِ ﻳَﻨْﻘَﻠِﺐْ ﺍِﻟَﻴْﻚَ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮُ ﺧَﺎﺳِﺌًﺎ ﻭَ ﻫُﻮَ ﺣَﺴ۪ﻴﺮٌ Haydi, çevir gözünü: En küçük bir kusur görüyor musun? Sonra tekrar tekrar gözünü çevir. Kusur bulamaz, hor ve hakir sana döner; o göz bitkindir artık. (Mülk Sûresi, 67:3-4) (Sözler sh: 686) ﻟَﻘَﺪْ ﺧَﻠَﻘْﻨَﺎ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻓ۪ٓﻰ ﺍَﺣْﺴَﻦِ ﺗَﻘْﻮ۪ﻳﻢٍ Muhakkak ki Biz insanı en güzel bir şekilde yarattık. (Tîn Sûresi, 95:4) ﻭَ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﺍٰﻳَﺎﺕٌ ﻟِﻠْﻤُﻮﻗِﻨ۪ﻴﻦَ ٭ ﻭَ ﻓ۪ٓﻰ ﺍَﻧْﻔُﺴِﻜُﻢْ ﺍَﻓَﻼﺎ ﺗُﺒْﺼِﺮُﻭﻥَ Kesin olarak iman edenler için yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice deliller vardır. Hâlâ görmez misiniz? (Zâriyat Sûresi, 51:20-21) (Sözler sh: 688) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce meseller Allah'ındır. (Nahl Sûresi, 16:60) ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﺭْﺳَﻞَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ ﺑِﺎﻟْﻬُﺪٰﻯ ﻭَﺩ۪ﻳﻦِ ﺍﻟْﺤَﻖِّ ﻟِﻴُﻈْﻬِﺮَﻩُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ ﻛُﻠِّﻪ۪ ﻭَ ﻛَﻔٰﻰ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﺷَﻬ۪ﻴﺪًﺍ Bütün dinlere üstün kılmak üzere Resulünü hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Buna şahit olarak Allah yeter. (Fetih Sûresi, 48:28) ﻗُﻞْ ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟﻨَّﺎﺱُ ﺍِﻧّ۪ﻰ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍِﻟَﻴْﻜُﻢْ ﺟَﻤِﻴﻌًﺎ ۨﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻟَﻪُ ﻣُﻠْﻚُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻳُﺤْﻴ۪ﻰ ﻭَ ﻳُﻤ۪ﻴﺖُ De ki: Ey insanlar! Ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın gönderdiği peygamberim. Ondan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Dirilten de Odur, öldüren de. (A'râf Sûresi, 7:158) (Sözler sh: 689) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠٰﻰ ﻋَﺒْﺪِﻩِ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏَ ﻭَﻟَﻢْ ﻳَﺠْﻌَﻞْ ﻟَﻪُ ﻋِﻮَﺟًﺎ ﻗَﻴِّﻤًﺎ Hamd o Allah'a mahsustur ki, kuluna kitabı dos doğru bir şekilde indirmiş ve o kitapta hiçbir tezat ve eğriliğe yer vermemiştir. (Kehf Sûresi, 18:1-2) ﺍﻟٓﺮٰ ﻛِﺘَﺎﺏٌ ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎﻩُ ﺍِﻟَﻴْﻚَ ﻟِﺘُﺨْﺮِﺝَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻈُّﻠُﻤَﺎﺕِ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ Elif lâm râ. Bu bir kitap ki, insanları inkâr karanlıklarından iman nuruna çıkarman için sana indirdik. (İbrahim Sûresi, 14:1) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗَُﺎﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴ۪ﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ Ey Rabbimiz! Eğer unutur veya hata edersek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗُﺰِﻍْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﺑَﻌْﺪَ ﺍِﺫْ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨَﺎ Ey Rabbimiz! Bizi hidayete eriştirdikten sonra kalblerimizi tekrar sapıklığa meylettirme. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:8) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺗَﻘَﺒَّﻞْ ﻣِﻨَّﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟﺴَّﻤ۪ﻴﻊُ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ Ey Rabbimiz! Duamızı kabul buyur. Muhakkak ki Sen herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla bilensin. (Bakara Sûresi, 2:127) ﻭَ ﺗُﺐْ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟﺘَّﻮَّﺍﺏُ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢُ Muhakkak ki tevbeleri çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak Sensin. (Bakara Sûresi, 2:128) (Sözler sh: 690) ﻭَﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻯ ٭ ﻭَﺍﻟْﻤَﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬَﻮٰﻯ Selâm, hüdâya tâbi olanların üzerine olsun! Levm ve itab da hevâya tâbi olanlara olsun! ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin. (Bakara Sûresi, 2:32) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦْ ﺍَﺭْﺳَﻠْﺘَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪ۪ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin. (Sözler sh: 691)