Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Otuzbirinci Söz - Mi'rac Risalesi

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.139

1928-1929 yıllarında Barla'da te'lif edilmiştir. Mi'rac-ı Nebeviyeye Dairdir (A.S.M.) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﺳْﺮٰﻯ ﺑِﻌَﺒْﺪِﻩ۪ ﻟَﻴْﻼﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﺴْﺠِﺪِ ﺍﻟْﺤَﺮَﺍﻡِ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟْﻤَﺴْﺠِﺪِ ﺍﻻﺎَﻗْﺼَﻰ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺑَﺎﺭَﻛْﻨَﺎ ﺣَﻮْﻟَﻪُ ﻟِﻨُﺮِﻳَﻪُ ﻣِﻦْ ﺍٰﻳَﺎﺗِﻨَﺎ ﺍِﻧَّﻪُ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴَّﻤ۪ﻴﻊُ ﺍﻟْﺒَﺼ۪ﻴﺮُ Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir. (İsrâ Sûresi, 17:1) ﺍِﻥْ ﻫُﻮَ ﺍِﻻَﺎ ﻭَﺣْﻰٌ ﻳُﻮﺣٰﻰ ٭ ﻋَﻠَّﻤَﻪُ ﺷَﺪ۪ﻳﺪُ ﺍﻟْﻘُﻮٰﻯ ٭ ﺫُﻭ ﻣِﺮَّﺓٍ ﻓَﺎﺳْﺘَﻮٰﻯ ٭ ﻭَ ﻫُﻮَ ﺑِﺎﻻﺎُﻓُﻖِ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ ٭ ﺛُﻢَّ ﺩَﻧَﺎ ﻓَﺘَﺪَﻟّٰﻰ ٭ ﻓَﻜَﺎﻥَ ﻗَﺎﺏَ ﻗَﻮْﺳَﻴْﻦِ ﺍَﻭْ ﺍَﺩْﻧٰﻰ ٭ ﻓَﺎَﻭْﺣٰٓﻰ ﺍِﻟٰﻰ ﻋَﺒْﺪِﻩ۪ ﻣَٓﺎ ﺍَﻭْﺣٰﻰ ٭ ﻣَﺎ ﻛَﺬَﺏَ ﺍﻟْﻔَُﺎﺩُ ﻣَﺎ ﺭَﺍٰﻯ ٭ ﺍَﻓَﺘُﻤَﺎﺭُﻭﻧَﻪُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﺎ ﻳَﺮٰﻯ ٭ ﻭَﻟَﻘَﺪْ ﺭَﺍٰﻩُ ﻧَﺰْﻟَﺔً ﺍُﺧْﺮٰﻯ ٭ ﻋِﻨْﺪَ ﺳِﺪْﺭَﺓِ ﺍﻟْﻤُﻨْﺘَﻬٰﻰ ٭ ﻋِﻨْﺪَﻫَﺎ ﺟَﻨَّﺔُ ﺍﻟْﻤَﺎْﻭٰﻯ ٭ ﺍِﺫْ ﻳَﻐْﺸَﻰ ﺍﻟﺴِّﺪْﺭَﺓَ ﻣَﺎ ﻳَﻐْﺸٰﻰ ٭ ﻣَﺎ ﺯَﺍﻍَ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮُ ﻭَﻣَﺎ ﻃَﻐٰﻰ ٭ ﻟَﻘَﺪْ ﺭَﺍٰﻯ ﻣِﻦْ ﺍٰﻳَﺎﺕِ ﺭَﺑِّﻪِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ 1-O ancak kendisine vahyolunanı söyler. 2-Onu muazzam kuvvetlere sahip olan öğretti ki, 3-kendisine gerçek suretiyle görünmüştür. 4-O, ufkun en yukarısında idi. 5-Sonra indi ve yaklaştı. 6-Nihayet kendisine iki yay kadar, hattâ daha da yakın oldu. 7-Sonra da vahyolunacak şeyi Kendi kuluna vahyetti. 8-Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. 9-Şimdi onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? 10-And olsun ki, onu bir kere daha hakikî suretinde, 11-Sidre-i Müntehâda gördü ki, 12-onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. 13-O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. 14-Göz ne şaştı, ne de başka birşeye baktı. 15-And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü. (Necm Sûresi, 53:4-18) (Sözler sh: 560) ﺍِﻧَّﻪُ Şüphesiz ki O... (İsrâ Sûresi, 17:1) ﺍِﻧَّﻪُ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴَّﻤ۪ﻴﻊُ ﺍﻟْﺒَﺼ۪ﻴﺮُ Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir. (İsrâ Sûresi, 17:1) ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ ﺍِﺫَﺍ ﻫَﻮٰﻯ Kayan yıldıza yemin olsun ki... (Necm Sûresi, 53:1) ﺍِﻧَّﻪُ Şüphesiz ki O... (İsrâ Sûresi, 17:1) (Sözler sh: 561) ﺍَﻗْﺮَﺏُ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﺒْﻞِ ﺍﻟْﻮَﺭ۪ﻳﺪِ Ona şahdamarından daha yakın. (Kâf Sûresi, 50:16) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce sıfatlar, misaller Allah'a aittir. (Nahl Sûresi, 16:60) (Sözler sh: 569) ﺛُﻢَّ ﺍﺳْﺘَﻮٰٓﻯ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀِ ﻓَﺴَﻮّٰﻳﻬُﻦَّ ﺳَﺒْﻊَ ﺳَﻤٰﻮَﺍﺕٍ Sonra da iradesini semâya yöneltti ve gökleri yedi tabaka olarak tanzim etti. (Bakara Sûresi, 2:29) (Sözler sh: 570) ﺍَﻟﺴَّﻤَﺎﺀُ ﻣَﻮْﺝٌ ﻣَﻜْﻔُﻮﻑٌ Sema, dalgaları karar kılmış bir denizdir. (Tirmizi, Tefsîru Sûreti'l-Hadîd: 1; Müsned, 2:370) ﻣَﺠَﺮَّﺓُ ﺍﻟﺴَّﻤَﺎﺀِ Samanyolu. Büyük parlak yıldız kümesi. (Sözler sh: 574) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce sıfatlar, misaller Allah'a aittir. (Nahl Sûresi, 16:60) (Sözler sh: 576) ﻭَ ﺍﻧْﺸَﻖَّ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ Ay yarıldı. (Kamer Sûresi, 54:1) (Sözler sh: 578) ﺍَﻟﺴَّﺒَﺐُ ﻛَﺎﻟْﻔَﺎﻋِﻞِ Bir şeye sebep olan, onu işleyen gibidir. ["Hayrın yolunu gösteren, onu işleyen gibidir" (Feyzü'l- Kadîr, c.3, s. 537, hadîs no: 4250; Keşfü'l-Hafâ, c. 1, s. 399.) hadîsinden alınan bir ölçü.] (Sözler sh: 585) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﻧْﺸَﻖَّ ﺑِﺎِﺷَﺎﺭَﺗِﻪِ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ ﻭَ ﻧَﺒَﻊَ ﻣِﻦْ ﺍَﺻَﺎﺑِﻌِﻪِ ﺍﻟْﻤَﺎﺀُ ﻛَﺎﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﺻَﺎﺣِﺐُ ﺍﻟْﻤِﻌْﺮَﺍﺝِ ﻭَ ﻣَﺎ ﺯَﺍﻍَ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮُ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪِ ﻭَ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﺍَﺟْﻤَﻌ۪ﻴﻦَ ﻣِﻦْ ﺍَﻭَّﻝِ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﺍِﻟٰﻰ ﺍٰﺧِﺮِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺸَﺮِ Allahım! Onun işaretiyle ay parçalanan, parmaklarından kevser gibi sular akan, gözün asla şaşmadığı Mirac mu'cizesinin sahibi, Efendimiz Muhammed'e ve bütün âl ve ashabına, dünyanın iptidâsından mahşerin âhirine kadar salât et. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin. (Bakara Sûresi, 2:32) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﺗَﻘَﺒَّﻞْ ﻣِﻨَّﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟﺴَّﻤ۪ﻴﻊُ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ Dualarımızı kabul et, ey Rabbimiz. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin. (Bakara Sûresi, 2:127) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗَُﺎﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴ۪ﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗُﺰِﻍْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﺑَﻌْﺪَ ﺍِﺫْ ﻫَﺪَﻳْﺘَﻨَﺎ Ey Rabbimiz, bizi hidayete eriştirdikten sonra kalblerimizi tekrar sapıklığa meylettirme. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:8) ﺭَﺑَّﻨَٓﺎ ﺍَﺗْﻤِﻢْ ﻟَﻨَﺎ ﻧُﻮﺭَﻧَﺎ ﻭَﺍﻏْﻔِﺮْﻟَﻨَﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪ۪ﻳﺮٌ Ey Rabbimiz, nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Muhakkak ki Senin herşeye gücün yeter. (Tahrîm Sûresi, 66:8) ﻭَ ﺍٰﺧِﺮُ ﺩَﻋْﻮٰﻳﻬُﻢْ ﺍَﻥِ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ Onların duaları, 'Hamd Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur' sözleriyle sona erer. (Yûnus Sûresi, 10:10) (Sözler sh: 586)