Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Mu'cizat-ı Ahmediye (a.s.m.) Zeylinin Bir Parçasıdır

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.216

ﻭَ ﺍﻧْﺸَﻖَّ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ Ve Ay yarıldı. (Kamer Sûresi, 54:1) (Mektûbat sh: 214) ﺍَﻟﺴَّﺒَﺐُ ﻛَﺎﻟْﻔَﺎﻋِﻞِ Bir şeye sebep olan, onu işleyen gibidir. ["Hayrın yolunu gösteren, onu işleyen gibidir" (Feyzü'l- Kadîr, c.3, s. 537, hadîs no: 4250; Keşfü'l-Hafâ, c. 1, s. 399.) hadîsinden alınan bir ölçü.] ﺍَﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ Bâkî olan sadece Odur. ﺍَﻟْﻔَﻀْﻞُ ﻣَﺎ ﺷَﻬِﺪَﺕْ ﺑِﻪِ ﺍﻻﺎَﻋْﺪَٓﺍﺀُ "Fazilet odur ki; düşmanlar dahi onu tasdik etsin." ﻭَﻗَﺪْ ﺍِﻋْﺘَﺮَﻑَ ﺣَﺘّٰﻰ ﻋُﻠَﻤَٓﺎﺀُ ﺍﻟْﻐَﺮْﺏِ ﺑِﺴُﻤُﻮِّ ﻣَﺒَﺎﺩِﻯ ﺍﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡِ ﻭَﺻَﻼﺎﺣِﻬَﺎ ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻢِ ﻗَﺎﻝَ ﻋَﻤ۪ﻴﺪُ ﻛُﻠِّﻴَّﺔِ ﺍﻟْﺤُﻘُﻮﻕِ ﺑِﺠَﺎﻣِﻌَﺔِ ۪ﻳﻴَﻨَﺎ َﺍﻻﺎُﺳْﺘَﺎﺫُ ﺷَﺒُﻮﻝْ ﻓ۪ﻰ ﻣُْﺘَﻤَﺮِ ﺍﻟْﺤُﻘُﻮﻗِﻴّ۪ﻴﻦَ ﺍﻟْﻤُﻨْﻌَﻘَﺪِ ﻓ۪ﻰ ﺳَﻨَﺔِ ﴾٧٢٩١﴿ ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﺒَﺸَﺮِﻳَّﺔَ ﻟَﺘَﻔْﺘَﺨِﺮُ ﺑِﺎِﻧْﺘِﺴَﺎﺏِ ﺭَﺟُﻞٍ ﻛَﻤُﺤَﻤَّﺪٍ ﴾ﻉ ﺹ ﻡ﴿ ﺍِﻟَﻴْﻬَﺎ ﺍِﺫْ ﺍِﻧَّﻪُ ﺭَﻏْﻢَ ﺍُﻣِّﻴَّﺘِﻪ۪ ﺍِﺳْﺘَﻄَﺎﻉَ ﻗَﺒْﻞَ ﺑِﻀْﻌَﺔِ ﻋَﺸَﺮَ ﻗَﺮْﻧًﺎ ﺍَﻥْ ﻳَﺎْﺗ۪ﻰ ﺑِﺘَﺸْﺮِﻳﻊٍ ﺳَﻨَﻜُﻮﻥُ ﻧَﺤْﻦُ ﺍﻻﺎَﻭْﺭُﻭﺑَﺎﺋِﻴّ۪ﻴﻦَ ﺍَﺳْﻌَﺪَ ﻣَﺎ ﻧَﻜُﻮﻥُ ﻟَﻮْ ﻭَﺻَﻠْﻨَﺎ ﺍِﻟٰﻰ ﻗِﻴْﻤَﺘِﻪ۪ ﺑَﻌْﺪَ ﺍَﻟْﻔَﻰْ ﻋَﺎﻡٍ ﻭَ ﻗَﺎﻝَ ﺑَﺮْﻧَﺎﺭْﺩ ﺷَﻮْ ﻟَﻘَﺪْ ﻛَﺎﻥَ ﺩ۪ﻳﻦُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﴾ﻉ ﺹ ﻡ﴿ ﻣَﻮْﺿِﻊَ ﺍﻟﺘَّﻘْﺪ۪ﻳﺮِ ﺍﻟﺴَّﺎﻣ۪ﻰ ﺩَٓﺍﺋِﻤًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﻳَﻨْﻄَﻮ۪ﻯ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﻴَﻮِﻳَّﺔٍ ﻣُﺪْﻫِﺸَﺔٍ ِﻻﺎﻧَّﻪُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﺎ ﻳَﻠُﻮﺡُ ﻟ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦُ ﺍﻟْﻮَﺣ۪ﻴﺪُ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻟَﻪُ ﻣَﻠَﻜَﺔُ ﺍﻟْﻬَﻀْﻢِ ِﻻﺎﻃْﻮَﺍﺭِ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺍﻟْﻤُﺨْﺘَﻠِﻔَﺔِ ﻭَﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻳَﺴْﺘَﻄ۪ﻴﻊُ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺍَﻥْ ﻳَﺠْﺬِﺏَ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻛُﻞَّ ﺟَﻴْﻞٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﻭَ ﺍَﺭٰﻯ ﻭَﺍﺟِﺒًﺎ ﺍَﻥْ ﻳُﺪْﻋٰﻰ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﴾ﻉ ﺹ ﻡ﴿ ﻣُﻨْﻘِﺬَ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻧِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍَﻋْﺘَﻘِﺪُ ﺍَﻥَّ ﺭَﺟُﻼﺎ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﺍِﺫَﺍ ﺗَﻮَﻟّٰﻰ ﺯَﻋَﺎﻣَﺔَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﺍﻟْﺤَﺪ۪ﻳﺚِ ﻧَﺠَﺢَ ﻓ۪ﻰ ﺣَﻞِّ ﻣُﺸْﻜِﻼﺎﺗِﻪ۪ ﻭَﺍَﺣَﻞَّ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻣَﺔَ ﻭَﺍﻟﺴَّﻌَﺎﺩَﺓَ ﴾ﻳَﻌْﻨِﻰ ﺍﻟْﻤُﺴَﺎﻟَﻤَﺔَ ﻭَﺍﻟﺼُّﻠْﺢَ ﺍﻟْﻌُﻤُﻮﻣِﻰَّ﴿ ﻭَﻣَﺎ ﺍَﺷَﺪَّ ﺣَﺎﺟَﺔَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﺍَﻟْﻴَﻮْﻡَ ﺍِﻟَﻴْﻬَﺎ (Mektûbat sh: 215) Tercümesinin bir hülâsası: Evet garb üleması ve feylesofları itiraf ve ikrar etmişler ki: "İslâmiyetin kanunları, yüksek bir tarzda âlemin ıslahına kâfidir." Hem Külliyet-ül Hukuk Kongresinin cem'iyetinde, bütün hukukiyyunun toplandığı o kongrede 1921 senesinde onun reisi feylesof üstad Shebol demiş ki: "Muhammed'in (A.S.M.) beşeriyete intisabıyla bütün beşeriyet muhakkak iftihar eder. Çünki o Zât ümmi olmasıyla beraber, onüç asır evvel öyle bir şeriat getirmiş ki; biz Avrupalılar iki bin sene sonra onun kıymetine ve hakikatine yetişsek, en mes'ud, en saadetli oluruz." İkincisi veyahut Nur Çeşmesi'nin âhirine ilâve edilenlerle kırkbeşincisi olan Bernard Shaw demiş: "Din-i Muhammedî'nin (A.S.M.) en yüksek makam-ı takdire çıkmasının sebebi: Gayet acib ve sağlam bir hayatı temin etmesidir. Bana açılan budur ki: O din tek, yekta, emsalsiz bir din-i ferîd olup, bütün muhtelif ayrı ayrı hayatın etvarlarını ve çeşitlerini hazmettiriyor. Yani, ıslah ve istihale tarzında tasfiye ve terakki ettiriyor. Hem Muhammed'in (A.S.M.) dini öyle bir dindir ki, insanın ayrı ayrı bütün milletlerini kendine celbedebilir. Ben görüyorum ve itikad ediyorum ki: Beşere vâcibdir ki desin: "Muhammed (A.S.M.) insaniyetin halaskârıdır. Ve halaskârlık namı, ona verilmek lâzımdır." Hem diyor: "Ben itikad ediyorum ki: Muhammed'in misli, yani sîretinde, tarzında bir adam şimdiki yeni âleme reis olsa, hükmetse; bu yeni âlemin müşkilâtını halledip, bu yeni karmakarışık âlemde müsalemet-i umumiyeye ve saadet-i hayatın husulüne sebeb olacak. Evet, bu yeni âlemin müsalemet ve saadet-i hayatiyeye ne kadar şedid ihtiyacı var olduğunu herkes anlar!" (Mektûbat sh: 216)