Dokuzuncu Söz
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.21
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﻤْﺴُﻮﻥَ ﻭَﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﺼْﺒِﺤُﻮﻥَ ٭ ﻭَﻟَﻪُ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﻋَﺸِﻴًّﺎ ﻭَﺣ۪ﻴﻦَ ﺗُﻈْﻬِﺮُﻭﻥَ Haydi siz akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah'ı tesbih edin. Göklerde ve yerde hamd ve övgü Ona mahsustur. İkindi vaktinde de ve öğle vaktine erişince de Allah'ı tesbih edip namaz kılın. (Rum Sûresi, 30:17-18) (Sözler sh: 44) ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﻌْﺒُﺪُ ﻭَ ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻰَ ﺍﻟْﻌَﻈ۪ﻴﻢِ Büyük ve yüce olan Rabbimi her türlü noksandan tenzih ederim. ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻰَ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce olan Rabbimi her türlü noksandan tenzih ederim. (Sözler sh: 45) ﻣُﻘَﻠِّﺐُ ﺍﻟَّﻴْﻞِ ﻭَ ﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭِ Gece ve gündüzü çeviren.. ﻣُﺴَﺨِّﺮُ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲِ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮِ Güneşe ve aya boyun eğdiren. ﻻٓﺎ ﺍُﺣِﺐُّ ﺍﻻﺎٰﻓِﻠ۪ﻴﻦَ (Üzerine gece bastırınca İbrahim bir yıldız gördü, 'İşte Rabbim budur!' dedi. Yıldız batınca da) 'Ben öyle sönüp batanları sevmem' (dedi). (En'âm Sûresi, 6:76) (Sözler sh: 46) ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﻌْﺒُﺪُ Ancak Sana kulluk ederiz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﻌْﺒُﺪُ ﻭَ ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) ﺍِﻫْﺪِﻧَﺎ ﺍﻟﺼِّﺮَﺍﻁَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻘ۪ﻴﻢَ Bizi doğru yola ilet. (Fâtiha Sûresi, 1:6) ﻛُﻦْ ﻓَﻴَﻜُﻮﻥُ (O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece) "ol" der, o da hemen oluverir." (Bakara Sûresi, 2:117) (Sözler sh: 47) ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Sen bütün kusurlardan, noksan sıfatlardan, aczden ve şerikten münezzeh olan Sübhânsın. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen herşeyi hakkıyla bilen Alîm, herşeyi hikmetle yapan Hakîm'sin. (Bakara Sûresi, 2:32) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦْ ﺍَﺭْﺳَﻠْﺘَﻪُ ﻣُﻌَﻠِّﻤًﺎ ﻟِﻌِﺒَﺎﺩِﻙَ ﻟِﻴُﻌَﻠِّﻤَﻬُﻢْ ﻛَﻴْﻔِﻴَّﺔَ ﻣَﻌْﺮِﻓَﺘِﻚَ ﻭَ ﺍﻟْﻌُﺒُﻮﺩِﻳَّﺔَ ﻟَﻚَ ﻭَ ﻣُﻌَﺮِّﻓًﺎ ﻟِﻜُﻨُﻮﺯِ ﺍَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﻭَ ﺗَﺮْﺟُﻤَﺎﻧًﺎ ﻻﺎٰﻳَﺎﺕِ ﻛِﺘَﺎﺏِ ﻛَٓﺎﺋِﻨَﺎﺗِﻚَ ﻭَ ﻣِﺮْﺍٰﺗًﺎ ﺑِﻌُﺒُﻮﺩِﻳَّﺘِﻪ۪ ﻟِﺠَﻤَﺎﻝِ ﺭُﺑُﻮﺑِﻴَّﺘِﻚَ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪ۪ ﺍَﺟْﻤَﻌ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺍﺭْﺣَﻤْﻨَﺎ ﻭَ ﺍﺭْﺣَﻢِ ﺍﻟْﻤُْﻤِﻨ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﻤُْﻤِﻨَﺎﺕِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻳَٓﺎ ﺍَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤ۪ﻴﻦَ Allahım, kullarına Seni nasıl tanıyacaklarını ve Sana nasıl kulluk edeceklerini öğretmek ve isimlerinin hazinelerini tarif etmek üzere, Senin kâinat kitabının âyetlerinin tercümanı ve kulluğuyla Senin cemâl-i rububiyetine bir ayna olarak gönderdiğin Zâta, onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere merhamet et. Âmin, rahmetinle ey merhamet edenlerin en merhametlisi. (Sözler sh: 48)