YAŞASIN ŞERİAT-I GARRA!..
Âsâr-ı Bediiye · s.491
Ey meb'usan! Uzunluğu ile beraber gayet mûcez bir tek cümle söyleyeceğim. Dikkat ediniz, Zira itnabında îcaz var. Şöyle ki: Meşrutiyet ve kanun-u esasî denilenadalet ve meşveret ve kanunda cem'-i kuvvet!..Bu unvan ile beraber, asıl mâlik-i hakikî, sahib-i unvan-ı muhteşem ve müessir ve adalet-i mahzayı mutazammın, nokta-i istinadımızı temin eden ve meşrutiyeti bir esas-ı metine istinad ettiren, evham ve şükûk sahibini varta-i hayretten kurtaran, istikbal ve âhiretimizi tekeffül eden, menafi'-i umumiye olan hukukullahı izinsiz tasarruftan sizi tahlis eden, hayat-ı milliyemizi muhafaza eden, umum ezhanı manyetizmalandıran, ecanibe karşı metanetimizi, kemalimizi, mevcudiyetimizi gösteren, sizi muahaze-i dünyeviye ve uhreviyeden kurtaran maksad ve neticede ittihad-ı umumîyi tesis eden, o ittihadın ruhu olan efkâr-ı âmmeyi tevlid eden, çürük mesavî-i medeniyeti hudud-u hürriyet ve medeniyetimize girmekten yasak eden, bizi Avrupa dilenciliğinden kurtaran; geri kaldığımız uzun mesafe-i terakkiden -sırr-ı i'caza binaen- bizi bir zaman-ı kasîrede tayyettiren ve Arab ve Turan ve İran ve Sâmileri tevhid ederek az zamanıyla bize bir büyük kıymet veren, şahs-ı manevî-i hükûmeti Müslüman gösteren, kanun-u esasînin ruhu ve Onbirinci Madde'yi muhafaza ile sizi hins-ı yeminden kurtaran, Avrupa'nın eski zann-ı fasidini tekzib eden, Muhammedin (Aleyhissalâtü Vesselâm) hâtemü'l-enbiya ve şeriatın ebedî olduğunu tasdik ettiren, muharrib-i medeniyet olan dinsizliğe karşı sed çeken, zulmet-i tebayün-ü efkâr ve teşettüt-ü ârâyı safa-yı nuranîsi ile ortadan kaldıran, umum ulema ve vaizleri ittihad ve saadet-i millete ve icraat-ı hükûmet-i meşruta-i meşruâya hâdim eden; adalet-i mahzası merhametli olduğundan anasır-ı gayr-ı müslimeyi daha ziyade te'lif ve rabteden, en cebîn ve âmî adamı en cesur ve has adam gibi hiss-i hakikî-i terakki ve fedakârlık ve hubb-u vatanla mütehassis eden ve hdim-i medeniyet olan sefahet, israfât ve havaic-i gayr-ı zaruriyeden bizi halâs eyleyen, muhafaza-i âhiretle beraber imar-ı dünya etmekle sa'ye neşat veren, hayat-ı medeniyet olan ahlâk-ı hasene ve hissiyat-ı ulviyenin düsturlarını öğreten, herbirinizi ey meb'uslar ellibin kişinin tekadi-i hakkından tebrie eden ve sizi icma-ı ümmete küçük bir misal-i meşru' gösteren ve hüsn-ü niyete binaen a'malinizi ibadet gibi ettiren, üçyüz milyon Müslümanın hayat-ı maneviyesine sû'-i kasd ve cinayetten sizi tahlis eden ol şeriat-ı garra unvanıyla gösterseniz ve hükümlerinize me'haz edinseniz ve düsturlarını tatbik etseniz; acaba bu kadar fevaidiyle beraber ne gibi bir şey kaybedeceksiniz? Vesselâm...