Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

SADÂ-YI HAKİKAT

Âsâr-ı Bediiye · s.502

Tarîk-i Muhammedî (Aleyhissalâtü Vesselâm) şübhe ve hileden münezzeh olduğundan; şübhe ve hileyi îma eden gizlemekten de müstağnidir. Hem de o derece azîm ve geniş ve muhit bir hakikat, bâhusus bu zaman ehline karşı hiçbir cihetle saklanmaz. Bahr-i umman nasıl bir destide saklanacak? Tekraren söylüyorum ki: İttihad-ı İslâm hakikatında olan İttihad-ı Muhammedî'nin (Aleyhissalâtü Vesselâm) cihet-i vahdeti tevhid-i İlahîdir. Peyman ve yemini de imandır. {() Volkan'da "imandır" kelimesinden sonra: "Encümen ve cem'iyetleri, mesacid ve medaris ve zevaya'dır" ifadesi vardır.} Müntesibîni umum mü'minlerdir. Nizamnamesi Sünnet-i Ahmediye'dir (Aleyhissalâtü Vesselâm). Kanunu, evamir ve nevahi-i şer'iyedir. Bu ittihad, âdetten değil, ibadettir. İhfa, havf, riyadandır. Farzda riya yoktur. Bu zamanın en büyük farz vazifesi, ittihad-ı İslâmdır. İttihadın hedef ve maksadı; o kadar uzun, münşaib, muhit merakiz ve maabid-i İslâmiyeyi birbirine rabtettiren bir silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut olanları ikaz ve tarîk-i terakkiye bir hâhiş ve emr-i vicdanî ile sevketmektir. Bu ittihadın meşrebi, muhabbettir. Husumeti ise, cehalet ve zaruret ve nifakadır. Gayr-ı müslimler emin olsunlar ki; bu ittihadımız, bu üç sıfata hücumdur. Gayr-ı müslime karşı hareketimiz ikna'dır. Zira onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbub ve ulvî göstermektir. Zira onları munsıf zannediyoruz. Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebiye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dâhil olanlar, onları taklid edip çıkmazlar. İttihad-ı Muhammedî (Aleyhissalâtü Vesselâm) olan İttihad-ı İslâmın efkâr ve meslek ve hakikatını efkâr-ı umumiyeye {() Volkan'da "enzar-ı umumiyeye" lafzıyladır.} arz ederiz. Kimin bir itirazı varsa etsin, cevaba hazırız. ﺟُﻤْﻠَﻪ ﺷ۪ﻴﺮَﺍﻥِ ﺟِﻬَﺎﻥْ ﺑَﺴْﺘَﻪﺀِ ﺍ۪ﻳﻦْ ﺳِﻠْﺴِﻠَﻪ ﺍَﻧْﺪ ﺭُﻭﺑَﻪ ﺍَﺯْ ﺣ۪ﻴﻠَﻪ ِﻩ ﺳَﺎﻥْ ﺑُِﺴَﻠَﺪْ ﺍ۪ﻳﻦْ ﺳِﻠْﺴِﻠَﻪ ﺭَﺍ