PRENS SABAHADDİN BEYİN SÛ'-İ TELAKKİ OLUNAN GÜZEL FİKRİNE CEVAP
Âsâr-ı Bediiye · s.450
{() Kütübhane-i İçtihad sahibi Ahmed Ramiz'in neşrettiği "Nutuk-1" isimli eserden alınan bu nutuk, elyazma ve Hazret-i Üstad'ın tashihinden geçmiş bir nüsha ile karşılaştırılmştır. -Naşir-} Hayat ittihaddadır. Benim gibi bir bedevinin fikri, fıtrat-ı asliyeye daha yakın olduğu için muhakemesi de tabiî olduğundan, sun'îden daha mükemmel olacaktır. Şöyle ki: Efrad mabeyninde muhabbet-i millî, zerrat mabeynindeki cazibe-i cüz'iyeleri gibi, bir muhassal teşkil ile, cihetü'l-vahdetimiz olan usûl-ü merkeziyeyi intac edeceğinden ittihad ve muhabbet-i millî revabıtını tahkim eylemekle; zülâl-i medeniyet o mecârîde seyelan ederek şu anasır-ı muhtelifeyi bir seviyeye getirdiğinden, aheng-i terakki hoş bir nağme ile ecnebilerin sımah-ı hâssasında tanin-endaz edecektir. Hem de her kavmin mâbihi'l-bekası olan âdât-ı milliye ve lisan-ı kavmiyeye ve istidad-ı efkâra muvafık, hükûmet teşebbüsata başlamalı... Tâ ki makine-yi terakkiyat-ı medeniyetin buharı hükmünde olan müsabakayı intac edecek bir hiss-i rekabet peyda olabilsin. Yoksa bu revabıt ve mecârîyi fekk edecek adem-i merkeziyet fikri; veyahut onun ammizadesi unsura mahsus siyasî kulüpler -zaten merkezden nefret var- istibdad ciheti ile ve şiddet-i ihtilaf-ı unsur ve mezheb sebebiyle birden bire kuvve-i anilmerkeziyeye inkılab edeceğinden, tevsi'-i mezuniyet kabına vahşetin galeyanıyla sığmayacağından; Osmanlılık ve meşrutiyet perdesini birden feveran ile yırtacak bir muhtariyete; ve sonra istiklaliyete; ve sonra tavaif-i mülûk suretini giydiğinden hiss-i rekabet daiyesiyle vahşetin ve adem-i müsavatın mahsulü olan fikr-i istila yardımıyla bir mücadele-i keşmekeş intac edeceğinden, öyle bir zenb-i azîm olur ki; hürriyetteki hasene-i uzmaya menafi'-i umumî mizanıyla tartılsa muvazi, belki ağır gelecektir. Seviye-i irfanı -bir mütemeddin devlet, Alman gibi libas-ı siyaseti- kamet-i istidadımıza ya kısa veya uzun olacaktır. Zira seviyemiz bir değildir. Tıbbın eski bir düsturudur ki; her illet, zıdd-ı tabiatıyla tedavi olunur. Binaenaleyh, mizac-ı ittihad-ı millete ârız, semûm-u istibdad ile istidad ve meyl-i iftirak marazı izale veya tevkif lâzım iken; adem-i merkeziyet fikriyle veyahut onun kardeşi oğlu gayr-ı mahlut siyasî kulüpler sirayetine yardım ve önüne menfezler, kapılar açmak, muhalif-i kaide-i hikmet ve tıb olduğundan, bir deha-yı mücessemin ki; fatiha-yı zaferi istihsal, hasene-i uzma-yı Hürriyet ve ittihad-ı millî iken; böyle bir iftirakın zenb-i azîmiyle hâtime çekmek, onüç asır evvel ölmüş asabiyet-i cahiliyeyi ihya ile fitneyi ikaz etmek; ve Asya'nın mahall-i saadetimiz olan sema-yı müstakbeldeki cinanı cehenneme döndürmek, hamiyet ve ulüvv-ü cenablarına yakıştıramıyorum. Onun tevili güzel, fikren taakkul edebiliriz. Amma istidadımızla amelen tatbik edemeyiz. Tatbikine çok zaman lâzım. Biz ki, ekseriz, muvahhidiz. Tevhidle mükellef olduğumuz gibi, ittihadı tesis edecek muhabbet-i milliye ile de muvazzafız. Eğer unsur lâzım ise, unsur için bize İslâmiyet kâfidir.