KÜRDLER VE İSLÂMİYET
Âsâr-ı Bediiye · s.532
"... Bu hususda en ziyade söz söylemek salahiyetine haiz bulunan ve Kürdlerin salabet-i diniye, necabet-i ırkıye ve celadet-i İslâmiyesini bihakkın temsil eden ve "Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye" a'zâsından Kürd eşraf ve mütehayyizanından bulunan fâzıl-ı şehir Bedîüzzaman Said-i Kürdî Efendi Hazretleri buyuruyorlar ki: Bogos Nubar ile Şerif Paşa arasında akdedilen mukaveleye en müskit ve beliğ cevap, vilayat-ı şarkiyede Kürd aşairi rüesası tarafından çekilen telgraflardır. Kürdler câmia-i İslâmiyeden ayrılmaya asla tahammül edemezler. Bunun aksini iddia edenler, mutlaka makasıd-ı mahsusa tahtında hareket eden ve Kürdlük namına söz söylemeye salahiyettar olmayan beş on kişiden ibarettir. Kürdler, İslâmiyet nam ve şerefini i'lâ için beşyüz bin (500.000) kişi feda etmişler ve makam-ı hilafete olan sadakatlerini, îsar ettikleri kan ile bir kat daha teyid eylemişlerdir. Ma'hud muhtıranın esbab-ı tanzimine gelince: Ermeniler Vilayat-ı Şarkiye'de ekall-i kalil derecesinde bulundukları için; asla bir ekseriyet teminine ve ne kemiyeten, ne de keyfiyeten Şarkî Anadolu'da iddia-yı temellüke muvaffak olamayacaklarını son zamanlarda anladılar. Maksadlarına Kürdler namına hareket ettiğini iddia eden Şerif Paşayı âlet etmeyi müsait ve muvafık buldular. Bu suretle Kürd ve Ermeni davası ortada kalmayacak ve Şarkî Anadoludaki iftirak âmâli mevki-i fiile çıkmış olacaktı. İşte, bu gaye ile o ma'hud beyanname müştereken imzalandı ve konferansa takdim olundu. Ermeniler'in maksadı Kürdleri aldatmaktan başka bir şey olamaz. Çünkü ileride Kürdlerin kemiyeten hal-i ekseriyette bulunduklarını inkâr edemeseler bile, keyfiyeten, yani ilmen, irfanen kendilerinden dûn oldukları bahanesiyle, Kürdleri bir millet-i tabi'a haline getirecekleri muhakkaktır. Buna ise, aklı başında olan hiçbir Kürd taraftar değillerdir. Zaten Kürdler bu beyannameye yalnız sözle değil, bilfiil muhalif olduklarını isbat ediyorlar. Kürdlük davası pek manasız bir iddiadır. Çünkü herşeyden evvel Müslümandırlar. Hem de salabet-i diniyeyi taassub derecesine îsal eden hakiki müslümanlardan. Binaenaleyh, Ermenilerle aynı ırktan bulunup bulunmadıkları meselesi, onları bir dakika bile işgal etmez. ﺍَﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡُ ﺟَﺐَّ ﺍﻟْﻌَﺼَﺒِﻴَّﺔَ ﺍﻟْﺠَﺎﻫِﻠِﻴَّﺔَ İslâm, uhuvvet-i İslâmiyeye münafî olan kavmiyet davasını men' eder. Esasen bu, tarihe ait bir şeydir. Kürdlerin asıl ve nesebleri ne olursa olsun, İslâmdan iftiraka vicdan-ı millîleri asla müsaid değildir. Bununla beraber, Kürdlerin Arap kavm-i necibi ile ırken alâkadar bulunduğu hakaik-i tarihiyedendir. {() Kürdlerin, Yemenli Arap kabilelerinden "Kahtan" kabilesinin bir kolundan olduğu, Arap nesebcilerinin icmaı olduğunu; büyük âlim Hama'lı merhum Said Havva "el-Esasü fis-Sünnet" kitabı cilt: 3, sh: 1239'da kaydetmiştir. -Naşir-} İslâmiyet, herhangi bir ırkın diğer bir unsur-u İslâm aleyhine olarak menfî surette intibah hasıl etmesini kabul edemez. Binaenaleyh, Kürdleri Müslümanlıktan ayırmak isteyenler, esasat-ı İslâmiyeye muhalif hareket ediyorlar. Fakat bunlar da kimlerdir? Bir iki kulüpte toplanan beş on kişiden ibaret!.. Hakiki Kürdler kimseyi kendilerine vekil-i müdafi' olarak kabul etmiyorlar. Onların vekili ve Kürdlük namına söz söyleyecek ancak Meclis-i Meb'usan-ı Osmaniye'deki meb'uslar olabilir. Kürdistan'a verilecek muhtariyetten bahsediliyor... Kürdler, ecnebi himayesinde bir muhtariyeti kabul etmektense, ölümü tercih ediyorlar. Eğer Kürdlerin serbestî-i inkişafını düşünmek lâzım gelirse; bunu Bogos Nubar ile Şerif Paşa değil, Devlet-i Âlîye düşünür. Hülâsa:Kürdler bu hususta kimsenin tavassut ve müdahalesine muhtaç değildirler. Seyyid Abdülkadir Efendinin beyanat-ı malûmesine gelince; bu hususta şimdilik bir şey söyleyemem. Bununla beraber, bu beyanatın tahrif edilip edilmediğini bilemiyorum.
-Bedîüzzaman-
Böylece, eski gazetelerden elde edilebilmiş Üstadın makaleleri şimdilik bu kadar... Şu kayd edilmiş 20 adet makalelerinden başka, bir iki küçük ve kitaba geçmiş bazı makalelerin birer zeyli olarak bulunmuş olan o parçaları da hesaba katsak, makalelerin adedi 22 olmuş olur. Şayet 1919 - 1922 arası Sebilür-reşad'da neşredildikten sonra,"Sünuhat"kitabı içine alınan ve kitablaşan"Rü'yada Bir Hitabe"ve"Kur'an'ın Hâkimiyet-i Mutlakası"serlevhalı makaleler, zeylsiz üstteki makaleler topluluğuna dâhil edilse, yine mecmuu 22 adet olur.
-Naşir-
ﻟﻤﻌﺎﺕ