Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

Kelime-i Şehadetin Bürhanı İçindedir

Âsâr-ı Bediiye · s.542

Kelime-i şehadet, vardır iki kelâmı. Birbirine şahiddir, hem delil ve bürhandır. Birincisi, sâniye bir bürhan-ı limmîdir.. İkincisi, evvele bir bürhan-ı innîdir.

Hayat, Bir Çeşit Tecelli-i Vahdettir

Hayat bir nur-u vahdettir, şu kesrette eder tevhid tecelli. Evet, bir cilve-i vahdet eder kesretleri tevhid ü yekta. Hayat bir şeyi, herşeye eder mâlik!... Hayatsız şey, ona nisbet ademdir cümle eşya!..

Ruh, Vücud-u Haricî Giydirilmiş Bir Kanundur

Ruh bir nuranî kanundur, vücud-u haricî giymiş. Bir namustur; şuuru başına takmış. Bu mevcud ruh, şu makul kanuna olmuş iki kardeş, iki yoldaş. Sabit ve hem daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi hem âlem-i emir, hem irade vasfından gelir. Kudret vücud-u hissî giydirir, şuuru başına takar, bir seyyale-i latîfeyi o cevhere sadef eder. Eğer enva'daki kanunlara kudret-i Hâlık vücud-u haricî giydirirse, herbiri bir ruh olur. Ger vücudu ruh çıkarsa, başından şuuru indirirse, yine lâyemut kanun olur.

Hayatsız Vücud, Adem Gibidir

Ziya ile hayatın herbiri, mevcudatın birer keşşafıdır.. Bak! Nur-u hayat olmazsa; Vücud, adem-âlûddur; belki adem gibidir. Evet garib, yetimdir; hayatsız ger Kamer'se...