Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

İHTAR-I MAHSUS

Âsâr-ı Bediiye · s.494

Gazeteci denilen huteba-i umumî, iki kıyas-ı fasidle milleti bataklığa düşürtmüştür. Birincisi:Vilayatı, İstanbul'a kıyas ederek... Halbuki elifbayı okumayan çocuklara felsefe dersi verilse sathî olur. İkincisi:İstanbul'u Avrupa'ya kıyas etmişler. Halbuki bir erkek, kadının kametinde istihsan ettiği bir libası giyse maskara {(2) Volkan'da "muhannes" ifadesiyledir.} ve rezil olur. {(3) Volkan'da "ve rezil olur"dan sonra şu cümleler yazılıdır. Hatime: Benim perişan sözlerimin mabeynlerini rabt edecek mukaddemat-ı matviyeyi itnabdan." ihtirazen hayalimde hıfz ile zikretmedim. Ve bu müşevveş sözlerimi temaşa edenler misafireten ve tenezzülen ruhlarını bir "Kürd evi" ıtlakına şâyan olan cesedime göndersin de hazinetü'l-hayalimi teftiş ile matlubatı çıkarsın. Yani leylamı benim gözlerimle temaşa etsin. Yaşasın şeriat-ı garrâ!.. -Bedîüzzaman Said-i Kürdî-}

Yaşasın Şeriat-ı Garrâ!..