Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

HADSÎ BİR HAKİKAT

Âsâr-ı Bediiye · s.110

S- Hazret-i Azrail birdir bir anda, her yerde eceli gelenlerin ruhunu kabzeder.Hazret-i Cebrail, Sidretü'l-Münteha'da suret-i hakikiyesinde olduğu anda, Dıhye veya başkasının suretinde meclis-i Nebevîde iman ve İslâmın erkânını soruyor veya tebliğ eder. Daha yalnız Allah bilir kaç yerlerde bulunuyor. Hazret-i Peygamber (A.S.M.) demiş: ﻣَﻦْ ﺭَﺍٰﻧ۪ﻰ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﻨَﺎﻡِ ﻓَﻘَﺪْ ﺭَﺍٰﻧ۪ﻰ ﺣَﻘًّﺎ Şu sırrına binaen, avam-ı ümmetten binlere bir anda menamen ve havassa yakazaten ve keşfen temessülü ve umum ümmetin salavatının istima'ı ve âhirette umumla görüşmesi ve şefaati; hem de bir veli bir anda pek çok yerlerde müşahedesi gibi sırların miftahı nedir? C-Bir nuranînin timsali, onun hâsiyetine mâliktir; hem gayrı değildir. Şu âleme karşı açılan âlem-i suver ve misalin bir penceresi olan ecsam-ı şeffafeden âyineler, ecsam-ı kesifenin hâssasız şeklini alır; fakat nuranînin timsaliyle beraber hâssa-i zâtiyesini de alır. Meselâ: Bir adam binler âyine ortasında dursa, her bir âyinede aynı şahıs bulunur; fakat ruhsuz, hissiz, fikirsiz birer şahıstır. Lâkin şems binler âyinede temessül etse, her bir timsal çendan şemsin azamet-i mahiyetine ve mertebe-i kemaline mâlik değilse de; lâkin Şemsin hissi hükmünde olan harareti, hayatı hükmünde olan ziyası, aklı hükmünde olan tenviri olan havass-ı selâseyi câmi'dir. Nuranînin timsali hayy-ı murtabıttır. Kesifin timsali, meyyit-i müteharriktir. Ruh, en münevver bir nurdur. Tahdidi kabul etmeyen âlem-i misalin pencerelerinde temaşager bir ruhun gayr-ı mahsur timsalleri de, birer ruh-u mütecessiddir, havassına mâliktir, onun gayrı değillerdir.

ﺧﻄﻮﺍﺕ ﺳﺘّﻪ