Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

Cemaatin Mâye-i Hayatı Tesanüddür

Âsâr-ı Bediiye · s.561

ﺍﻟﺠﻤﻌﻴﺔ ﺍﻟﺘﻰ ﻓﻴﻬﺎ ﺍﻟﺘﺴﺎ ﻧﺪ ﻟﺔ ﺧﻠﻘﺖ ﻟﺘﺤﺮ ﻳﻚ ﺍﻟﺴﻜﻨﺎﺕ ﺍﻟﺠﻤﺎﻋﻴﺔ ﺍﻟﺘﻰ ﻓﻴﻬﺎ ﺍﻟﺘﺤﺎ ﺳﺪ ﻟﺔ ﺧﻠﻄﺖ ﻟﺘﺴﻜﻴﻦ ﺍﻟﺤﺮﻛﺎﺕ Cemaatte vâhid sahih olmazsa eğer, cem' ve zammı büyütmez. Küsur-i darbî gibidir, çoğalmakla küçültür, ziyadesi noksandır.

Bir Şeyi Kabul Etmemek Hakkın ise, Reddetmek Hiç Hakkın Olmaz

Ey talib-i hakikat! Sana olsa rivayet, sana düşer kabulü, eğer varsa bürhanı. Yoksa adem-i kabuldür ki şekk ve tereddüddür. Adem-i delil, delildir şu adem-i kabule, lâkin kabul-ü adem hem reddir hem inkârdır. Aksine isbat ister. Menfi isbat edilmez butlan-ı zâtisiyle, ger müntefî olmazsa... Ger adem-i delilse, caiz adem-i kabuldür. Ger delil-i ademse, olur kabul-ü adem birbiriyle mültebis. Hükümleri ayrıdır, bir şektir, bir inkârdır. İnkâra hakkın yoktur. Bazan matlub vâhiddir, delaili kesirdir; biri hatta onu da şüpheyle reddedilse, yine matlub reddolmaz. Bazan netice-i hak, delili bâtıl olur, zihinde onunla durur. Madem netice haktır delile ilişilmez.