Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

(Cehennem yer altındadır) -Naşir-

Âsâr-ı Bediiye · s.210

Meşhurdur: "Cehennem yer altındadır." Fakat biz ehl-i sünnet ve cemaat kat'an ve yakînen yerini tayin edemeyiz. Lâkin zahir olan tahtiyettir ve yer altında olmasıdır. Buna binaen derim: Şecere-i Tûbâ gibi olan hilkat-i âlemin sair nücumları gibi, bizim küremiz dahi bir semeresidir. Semerenin altı o ağacın umum ağsanı altına şâmil olur. Buna binaen: Cehennem yer altında, o dallar içindedir. Nerede olsa yeri vardır. Tahtiyetin mesafesi uzun ve ittisali iktiza etmez. Hikmet-i cedidenin nokta-i nazarında: Ateş ekser kâinata müstevlidir. Bu hal, arka tarafında gösterir ki: Bu ateşin asıl ve esası ve nev'-i beşer ile beraber ebede giden ve yolda refakat eden Cehennem, bir gün perdeyi yırtacak, "Hazır olun!" diyecek, meydana çıkacaktır. Bu noktada dikkat isterim... Sâniyen:Kürenin tahtı ve altı, merkezi ve dâhilîsidir. Bu noktaya binaen, küre-i arz şecere-i zakkum-u Cehennem'in çekirdeğiyle hamiledir, günün birinde doğacaktır. Belki fezada tayeran eden Arz öyle bir şeyi yumurtlayacaktır ki; o yumurtada Cehennem tamamıyla olmaz ise de, başı veya diğer bir a'zâsını matvî olarak tazammun etmiş ki; yevm-i kıyamette derekat ve a'zâ-yı sairesiyle birleşecek, dev-i acib-i Cehennem, ehl-i isyana hücum edecektir. Yâhu!.. Kendin Cehennem'e gitmezsen, hesab ve hendese seni oraya kadar götürebilir. Her otuzüç metrede takriben bir derece-i hararet tezayüd eylediğinden, merkeze kadar iki yüz bin dereceye yakın hararet mevcud oluyor. Bu nar-ı merkeziyenin bizim galiben bin dereceye baliğ olan ateşimizle nisbeti iki yüz defa olduğu gibi; meşhur hadîsteki: "Cehennem ateşi ateşimizden iki yüz defa daha şediddir" olan nisbetin aynını isbat eder. Hem de Cehennem'in bir kısmı zemherirdir. Zemherir ise bürudetiyle yandırır. Hikmet-i tabiiyede sabittir ki; ateş bir dereceye gelir ki, suyu buz eder. Harareti def'aten bel' ettiği için, bürudetle ihrak eder. Demek umum meratibi ihtiva eden ateşin bir kısmı da zemherirdir. Tenbih:Malûm olsun ki: Ebede namzed olan âlem-i uhrevî, fena ile mahkûm olan bu âlemin mekayisiyle misaha ve muamele olunmaz. Muntazır ol! Üçüncü Makale'nin âhirinde âhiret bir derece sana arz-ı didar edecektir... İşaret:Umum fünunun gösterdiği intizamın şehadetiyle; ve hikmetin istikra-i tâmmının irşadıyla; ve cevher-i insaniyetin remziyle; ve âmâl-i beşerin tenahisizliğinin îmasıyla; yevm ve sene gibi çok enva'da olan birer nevi kıyamet-i mükerrerenin telmihiyle; ve adem-i abesiyetin delaletiyle; ve hikm۬i ezeliyenin telvihiyle; ve rahmet-i bîpâyan-ı İlahiyenin işaretiyle; ve Nebiyy-i Sadık'ın lisan-ı tasrihiyle; ve Kur'an-ı Mu'ciz'in hidayetiyle; cennet-âbâd olan saadet-i uhreviyeden nazar-ı aklın temaşası için sekiz kapı, iki pencere açılır.